BANA BORCU in English translation

owes me
bana borçlusun
owes me money
bana borcu
paralarından dolayı zor durumdayım o yüzden hâlâ bana borçlusunuz
owe me
bana borçlusun
owed me
bana borçlusun
owed me money
bana borcu
paralarından dolayı zor durumdayım o yüzden hâlâ bana borçlusunuz
owe me money
bana borcu
paralarından dolayı zor durumdayım o yüzden hâlâ bana borçlusunuz

Examples of using Bana borcu in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Marstaki subaylardan birkaçının bana borcu var.
Some brass on Mars owe me a favor.
Bana borcu olan adamı bulamıyorum.
I can't find the man who owes me money.
yani onun bana borcu oluyor.
so he actually owes me.
Bazılarının bana borcu var.
Some of them owe me money.
Lütfen masrafları için Lienhuanın bana borcu olan… 2 bin 50 doları kullan.
Please use the $2,050 Lienhua owed me as living expense for them.
Bana borcu vardı.
The guy owed me money.
Başka bir Tony…- Tonynin son poker oyunumuzdan bana borcu yok dedi.
She said Tony must not owe me for our last poker game.
Bana borcu olan adami aramak istedim.
I'm calling the man who owes me money.
İçerideki pençe dövmeli herifin bana borcu var.
That owes me some money. There's a guy in there with a paw.
Bana borcu olanlar, benim borçlu olduklarım.
People that owe me money, people I owe money to.
Lütfen masrafları için Lienhuanın bana borcu olan… 2 bin 50 doları kullan.
As living expenses for them. Please use the $2,050 Lienhua owed me.
O sersemin bana borcu vardı.
Sucker owed me money.
Herkes yaşıyor mu? Bana borcu olan herkes yaşıyor.
Everyone alive?- Everyone who owes me money.
Seninkinin bana borcu var.
Your boy owe me money.
Streathamdaki dükkan sahibinin bana borcu vardı.
Owner of a stall in Streatham owed me a favor.
Evet, Wally Walkerin bana borcu vardı.
Yeah, Wally Walker owed me money, a lot of it.
Adamın bana borcu büyük.
This guy owes me big time.
Bana borcu var.
This brother owes me money.
Bana borcu olan kişilerle bahse girmem.
I don't bet with people who owe me money.
Eski bir müşterimin bana borcu vardı.
An old client owed me a favour.
Results: 283, Time: 0.0319

Word-for-word translation

Top dictionary queries

Turkish - English