Examples of using Onurlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hem hangi onurlu prenses uşağı
Onurlu ya da Onursuz. .
Hiç onurlu değilsin, Muriel.
Ölmüştüm. En azından onurlu keskin nişancı Zaitsev… Vassili ölmüştü.
Ve onurlu bir insan olarak, o cevap verecektir.
Bu geceki ders, rakibinizin onurlu dövüşeceğine güvenmeyin.
güzel, onurlu bir hayat kurdu.
Onurlu davranmalısın Mandrasla annesine karşı saygılı.
İngiliz üst komutası bize onurlu muamele edecektir. Tıpkı benim de tutsaklarıma yaptığım gibi.
Her onurlu kedi sahibinin yapacağı şey
Ve Gourmand de Meclisİn onurlu bir üyesi olarak atanacak.
Biraz onurlu ol. Wayne.
Ölmüştüm. En azından onurlu keskin nişancı Zaitsev… Vassili ölmüştü.
Ah fakat bak, Bizim onurlu sevgili misafirimiz burada.
O onurlu taburcu edildi görünüyor Iraktaki sırasında Ordusu.
Sen onurlu hizmet etmiş.
Çok onurlu bir insan!
Bir çift onurlu vatandaş ödülü aldım.
Ama burada… onurlu ve özgür yaşıyoruz!
Bunlar bazen onurlu girişimler ama çoğunlukla, değiller.