PAKETI in English translation

package
paket
paketle
pack
paketi
sürüsü
topla
çantası
toplan
torbası
paketle
sürü
hazırla
hazırlan
packet
paket
bag
çanta
torba
poşet
bir paket
kese
çuval
yastığı
tulumu
paketle
parcel
paket
parsel
kargo
koli
arazinin
bohçayı
wrap
paket
naylon
sargı
ambalaj
şal
sar
sarın
dürüm
paketle
işi
suite
süit
suiti
suit
bir suit
daire
odası
oda
paketi
bundle
bohça
paketi
demeti
yığını
para
bir tomar
paraya
deste
box
kutu
boks
kutunun
kasayı
kulübesi
loca
kasa
wrapper
ambalajı
kağıdı
paketi
sarıcı
sargısını

Examples of using Paketi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Paketi buraya bırakın.
Leave the parcel here.
Hindi ve Brie paketi?
Turkey and Brie wrap?
Rahannanın yeni ödül mamaları için tadımlık bir promosyon paketi.
That little swag bag is gonna be a taste of Rahanna's new doggy treats.
Paketi neye benziyor?
What does the wrapper look like?
O kaplumbağa çikolataların paketi bize 12 dolara maloluyor.
Those chocolate turtles are costing us $12 a box.
Paketi vur.
Shoot the bundle.
Paketi bir kez okutup minibüsüne koydun mu, artık o senindir.
Once you scan a parcel into your van, it's yours.
Paketi korumak.
To protect the box.
Paketi yalıyorum.
Licking the wrapper.
Her paketi takip ediyorlar sanırım.
They track every parcel.
Kablo paketi, onlar optik kablolar.- Tamam.- Güzel.
That bundle of wires, that's optical cabling.- Good.- OK.
Eşantiyon paketi istiyorum.
I want a sample box.
Paketi neye benziyor? Paketi be!
The wrapper, what does the wrapper look like?
Kablo paketi, onlar optik kablolar.- Tamam.- Güzel.
That bundle of wires, that's optical cabling.- OK.- Good.
Dinliyoruz Paketi dün aldım.
Took the parcel yesterday We're listening.
Ücretsiz eşantiyon paketi dedin, değil mi?
You said free sample box, right?
Açık bir kondom paketi. İçindeki kondomun da çarpıcı biçimde eksik olduğu bir paket..
It's an open condom wrapper with the condom inside conspicuously missing.
Kablo paketi, onlar optik kablolar.- Tamam.- Güzel.
That bundle of wires, that's optical cabling. Good. Okay.
Paketi alayım.- Evet.
I will take the parcel.- Yes.
Hadi bir yemek paketi alıp evime gidelim.
Why don't we buy a lunch box and go to my house.
Results: 3732, Time: 0.0647

Top dictionary queries

Turkish - English