Examples of using Paylar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Senin paylamana ihtiyacım yok.
Sendeki payla birlikte, Duncana işini tekrar geri verebiliriz.
Paylama beni artık.
Daha sert şekilde paylarsan onları şansını yitirirsin.
Kim payla ilgili bir şey söyledi?
Bu dunyayi paylasan bir insan ailesiyiz.
Buraya beni paylamaya gelmenin tek bir nedeni var.
Paylan, AKPli vekillerin neredeyse tamamının açık oylama yaptıklarını söyledi.
Paylan: Nefret suçunun cezasız kalmaması ümit verici.
Paylan: Savcı,
Paylanma zamanı, Buffy.
Paylan önergesinde hukuki durumu şöyle açıkladı.
Bayan Muriel dün akşamki yemeği kaçırdığım için beni paylıyor.
Hepimizin çok iyi bildiği bir şey var. İnternetteki her şey paylanır.
Bunun etkisi geçip de, beni paylamaya başlaman ne kadar sürer?
Bunu Gusla Red Robinde erkekler tuvaletinde paylamıştım.
Buraya bunun için mi geldin? Beni paylamak için?
İsanın adına, bize karşı gönderilen bu kötülüğü geri çevirip paylıyoruz.
Görünüşe göre büyükanneyi paylamam gerekecek.
Ben bilmiyordum, bu yüzden beni paylama.