SABITLE in English translation

stabilize
sabitle
dengede
dengele
sabitlenmesi
stabil hale
lock
kilit
kilitlemek
bir tutam
içeri
kapatın
kitle
kapat
hapse
fix
tamir
onar
tedavi
onarmak
düzeltmen
düzelt
düzelteyim
hazırla
hallet
düzeltin
steady
sabit
sakin
sağlam
düzenli
sürekli
düzgün
yavaş
istikrarlı
kararlı
dengeli

Examples of using Sabitle in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kadını çıkarmak için arabayı sabitle.
Stabilize that car so you can get that woman out.
Otis, kızı sabitle.
Otis, stabilize her.
Tamam Gırtlağı taşı ve sabitle.
Okay. Lift and stabilize the larynx.
Gözlerini o noktaya sabitle.
Keep your eyes locked on that spot.
Lola kendi küçük fabrikasını kurmuş Sabitle özünü al ve sonunda at gitsin.
Lola had made her own little factory-- immobilize, extract and eventually dispose.
Bob heykelini sabitle. Heme git biraz çimento getir ve şu.
Bob statue. Go grab some cement and secure that.
Üstüne sabitle, böylece suyun üstünde durabilir.
Attach it so it's on the water.
Blaster, şu şeyi sabitle.
Blaster, immobilize that thing!
Logoyu büyüt ve sabitle.
Dissolve the logo. And mark.
Elli ve sabitle.
Fifty and still.
Şimdi sabitle.
Now fix it.
X 8 numaralı cıvatalar, sabitle.
Bolts 2 x 8, fasten.
Paralel objektifleri sabitle.
Hold parallel obs.
Ted, reaktörü sabitle.
Ted, stabilise the reactor.
Tamam.- Pekâlâ, sabitle!
All right, lock it up!
Evet, oraya sabitle.
Yes, have it fixed there.
Şimdi kendini sabitle.
Now anchor yourself.
Görüntüyü sabitleyebilir misin?
Can you stabilize the image?
Dümeni sabitleyin!
Keep the rudder steady!
arabayı sabitlememe yardım edin.
help me stabilize the car.
Results: 47, Time: 0.0346

Top dictionary queries

Turkish - English