SEBEBIYLE in English translation

because
çünkü
yüzünden
cunku
sırf
nedeniyle
sayesinde
sebep
sayende
due
nedeniyle
yüzünden
dolayı
sebebiyle
sayesinde
dolayısıyla
hak
bağlı
vadesi
kaynaklanan
on account
yüzünden
hesabına
sebebiyle
veresiye
for their
ötürü
onlar için
dolayı
için kendini
sebebiyle
onların saygısını kazanmak ve davaları için
nedeniyle ayrılmasın anneler çocukları için
için didiniyorlar
için patlayan kapıları geçeceklerdir
by reason
sebebiyle
gerekçesiyle
mantık
sebeple
dolayı
akılla
because of their
ötürü
dolayı
güçleri yüzünden
nedeniyle
sebebiyle
yüzünden o
kendi
because of his
yüzünden
dolayı
nedeniyle
sebebiyle
çünkü onun
sayesinde
for his
onun için
dolayı
ötürü
almak için
için kendini
tanınıyor
için vesile ararlar onun
karısı için
için her şeyi feda edecek cesareti kendinde
için yol ararlar onun
as to the cause
sebebi
neden
sebebiyle
because of its
nedeniyle
sebebiyle
as a result of

Examples of using Sebebiyle in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Projektör ışığına temas sebebiyle şiddetli yanık travması.
Severe burn trauma caused by contact with the klieg light.
Bu suyunuzun fatura sebebiyle… 10 gün içinde kesileceğini hatırlatıyor.
Which reminds me-- your water bill is due in 10 days.
Zulüm sebebiyle boşanmak istiyorum.
I demand a divorce on the grounds of cruelty.
Fakat yakın zamanda aynı ölüm sebebiyle gelen bir genç kadın daha varmış.
However, have another young lady who came in recently… same cause of death.
Ölüm sebebiyle ilgili ipucu var mı?
Any clues to cause of death?
Mahremiyet sebebiyle, Özel çalışanlarımız hakkında yorum yapamayız.
For reasons of privacy, we cannot comment on personal employee matters.
Senelik tecrübesi sebebiyle Jackienin kendi programını hazırlama hakkı var.
After 20 years' experience Jackie has earned the right to make her own schedule.
Hastane bütçe sebebiyle olduğunu söyledi.
The hospital claims it's budgetary reasons.
Aşırı stres sebebiyle saç dökülmesi.
Hair loss caused by extreme stress.
Saldırının sebebiyle ilgili ipucu var mı?
Any clues to the cause of the attack?
Bence ölüm sebebiyle alakası var.
I'm thinking this correlates with cause of death.
Ailemin şehir dışında olması sebebiyle amcam beni kontrol etmeye geliyor.
My uncle's coming to check up on me'cause my folks are out of town.
Ölüm sebebiyle ilgili bir teori var mı?
Any theories about the cause of death?
Hava şartları sebebiyle 32 kişi işe geç kaldı.
The weather caused 32 people to be late for work.
Dr. Pepper sebebiyle olduğunu biliyorsun, değil mi?
Cause you know what Dr. Pepper is, don't you?
Konfüçyüs kültürü sebebiyle birbirimize benzediğimizi düşünmekle hata ediyoruz.
We mistakenly think we would be alike because of the Confucian culture.
Benim kanaatim ölüm sebebiyle sınırlıdır. Orada değildim.
I was not there. My opinion is… limited to the causes of death.
Tutuklular güvenlik sebebiyle transfer ediliyordu.
The prisoners were transferred for security reasons.
Bayram tatili sebebiyle, bugün biraz erken kapatacak.
On account of the holiday, hewill be closing earlier today.
Senelik tecrübesi sebebiyle Jackienin kendi programını hazırlama hakkı var.
Jackie has earned the right to make her own schedule. After 20 years' experience.
Results: 973, Time: 0.0511

Top dictionary queries

Turkish - English