SERIN in English translation

cool
güzel
harika
iyi
süper
hoş
sakin
serin
soğuk
soğukkanlı
karizmatik
chilly
soğuk
serin
üşümüş
biraz serindi
cold
soğuk
buz gibi
nezle
soğukkanlı
grip
üşümüş
soğudu
soğukla
serin
serini
nippy
soğuk
serin
coolness
serinlik
soğukluk
havalı
cooling
güzel
harika
iyi
süper
hoş
sakin
serin
soğuk
soğukkanlı
karizmatik
cooler
güzel
harika
iyi
süper
hoş
sakin
serin
soğuk
soğukkanlı
karizmatik
are cooler
havalı
drafty
cereyanlı
soğuk
esintili
esiyor
serin

Examples of using Serin in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bu çok serin yerde, çocuk.
And that's a cold place to be, boy.
Hm? Çatı katı biraz serin olabilir?
It might be a little chilly on the roof. Hm?
Günaydın Şef Biraz serin bir sabah.
Morning, Chief. Bit nippy this morning.
Hafif, serin bir meltem Bir parça yeşillik.
A little cooling breeze A little patch of green.
Orası serin oluyor.
It's getting cooler.
Ay ışıldıyor. Serin hava memelerini yalayıp geçiyor.
The moons glimmering, the cold air licking your tits.
Bizim için aldım. Bir kat sadece sen ve Serin için.
One floor for you and Serin. For us.
Biraz serin.
a little nippy.
Serin toprağın parfümü içimi sonsuz
The perfume of the cooling earth all fill me with inutterable
Daha serin oluyor.
It's much cooler.
Serin hava memelerini yalayıp geçiyor. Ay ışıldıyor.
The moons glimmering, the cold air licking your tits.
Baba, ne oldu? Serin.
Serin. Dad, what happened?
özellikle serin öğleden sonraları.
especially on chilly afternoons.
Belki gidip yeleğimi giymeliyim. Biraz serin.
A little nippy. Maybe I need to go get my vest.
Serin havalarda sesler daha da uzaklara ulaşır.
Sounds travel further in the cooler air.
daha serin olurdu.
it would be more cooling.
Serin bir gece, değil mi Bayan Corney.
Cold night, Mrs. Corney.
Hayır Serin.
No, Serin.
meme ucu mu? Yani serin.
nipple? I mean, nippy out.
Dışarıda hava biraz serin hâlâ.
The outside weather is still a bit chilly.
Results: 887, Time: 0.035

Top dictionary queries

Turkish - English