SEVK in English translation

dispatch
merkez
sevk
mesaj
rapor
sevkiyat
telsiz
gönder
referral
referans
sevk
yönlendirme
başvuru
tavsiyeyi
shipped
gemiyi
gemi
geminin
sent to
gönder
yolladıkları
gönderilen
referred to
atıfta
atfen
atfedilmiştir
ifade eder
için ne der
transferred
tayin
havale
nakil
aktarımı
nakli
naklini
naklet
devri
drive
sürücü
sürüş
bir sürüş
sür
arabayla
kullan
diski
sürün
götür
sürerim
guide
kılavuz
hidayet
doğru
rehberi
yol göster
yol
yönlendirmesine
hidayete erdirecek
sevket
sevk
lead
kurşun
baş
ipucu
öncü
başrol
sebebiyet
bir ipucumuz
bir ipucunu
kılavuz
liderlik
propels
sürüklersek
ilerlemelerini sağlayan

Examples of using Sevk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Onları buraya sevk ederim ve burada çalışabilirler.
I will dispatch them here, so they can work here.
Yücel tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Yücel was referred to court for arrest.
Ve o, New Yorkta bana onları sevk nerede Onları Wedge.
And he shipped them to me in New York, where I refinished them.
Ve mücrimleri susamış bir halde cehenneme sevk ederiz.
And will drive the criminals to Hell in thirst.
Kalan tüm tutuklular 48 saat içinde yüksek güvenlikli federal tesislere sevk edilecek.
To high-security federal facilities in the next 48 hours. All remaining detainees will be transferred.
Cevat Yıldırım ile eşi Hatice Yıldırım adliyeye sevk edildi.
Cevat Yıldırım and his wife Hatice Yıldırım were sent to the court.
Kürtaja sevk edilmek için gidiliyor.
That's where you get the abortion referral.
Askerleri güvenli bölgeye sevk edeceğim. Diğer söylediğim?
I will lead the troops to shift to a safe area. I told you so?
Sevk bana verdi Bu adresi.
Dispatch gave me this address.
BURSA: Uludağ Üniversitesinden 3 akademisyen gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi.
BURSA: 3 academics from Uludağ University were taken into custody and referred to court.
Suçluları da susuz ve yaya olarak cehenneme sevk ederiz.
And will drive the criminals to Hell in thirst.
Her neyse, O da onlarla sevk edildi.
Anyway, he was shipped them too.
Sevk istemediniz, o yüzden kendi fikrimi söyleyeceğim.
You didn't want a referral; so I will give you my opinion.
Askerleri güvenli bölgeye sevk edeceğim. Diğer söylediğim?
I told you so… I will lead the troops to shift to a safe area?
Bana Dr. Foster tarafından sevk edildi.
He was referred to me by Dr Foster.
Ve mücrimleri susamış bir halde cehenneme sevk ederiz.
And We will drive the guilty to hell thirsty.
İyi geceler'' Sevk.
Good night, dispatch.
Davalının Columbusta bir akıl hastanesine sevk edilecek.
To the mental facility in Columbus… What? I'm ordering that the defendant be transferred.
Bizim sevk ücretimiz.
Our referral fee.
Gözaltındaki çocuk beyin cerrahisine sevk edildi.
Child under custody was referred to neurosurgery.
Results: 357, Time: 0.0603

Top dictionary queries

Turkish - English