Examples of using Silik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Silik anılarınızdan, asla sevmeyi beceremediğiniz insanların yüzlerinden.
Silik ne olacak?
O kadar silik ki, az kalsın ben de kaçırıyordum.
Burada bekleyin. Hop silik, bizi mi arıyordun?
Hop silik, bizi mi arıyordun? Burada bekleyin?
Şiddet dolu bir çevre, silik bir anne, sorunlu bir çocuk.
Bir saniye.- Silik bir tip dediğini sanıyordum.
Silik bir tip dediğini sanıyordum. Bir saniye.
Gördüğün en silik adam olacağım.
Bilmiyorum. Oralar silik ve kırık döküktü.
Numara silik olduğu için maalesef onu arayamayız.
Silik olmak. Ney?
Silik olmak. Ney?
Silik aileni suçla, aptal.
Silik ve alt tabakadan bir avukatın hakareti.
Şu silik Bayan Gerard olamaz bu.
burada tarih silik.
Rol yaptın, ama silik değilsin.
İsmi Silik.
Eğer Danielin söylediği doğruysa Silik Atılganı kurtardı.