Examples of using Sonla in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Evet, tüm bunlar mutlu bir sonla bitebilir ve evet, hakikaten benim ve onun vücudundaki radyasyon zehirlenmesinin tedavisi var.
Tabii ki farklı bir stilde, farklı bir sonla yazmıştı, ama… alt plan, karakterler, çok benziyordu.
Yan odadaki CPA mutlu sonla… bittikten önce mi, sonra mı? Öyle mi?
Bu en iyisi, çünkü mutlu sonla bitiyor, gerçekten mutlu bir sonla.
Yazarı öldür sonra bana onun parçalamış vücudunu getir veya… oğlun mutsuz sonla karşılaşacak.
ben ofiste yeni sonla uğraşabiliriz.
Bayan Cole, çalışmalarına sette Hilliardla devam etse… Buckley ve ben ofiste yeni sonla uğraşabiliriz.
Bu en iyisi, çünkü mutlu sonla bitiyor,… gerçekten mutlu bir sonla.
sıradaki kitabında şekerleme avından bahsedecek olursa mutlu sonla bitireceğini söylüyor.
verdiğini bilselerdi Khan ve ailesi vahşi sonla karşılaşırlardı.
Bu şey iyi bir sonla bitmezse eğer uzun zamandır sana söylemek istediğim bir şey vardı.
Eğer bu hatayı yapmasaydım, katil tutuklanmış olacaktı… ve iki kız bu korkunç sonla karşılaşmayacaktı.
en iyisi için dua ettiğimiz gibi bu da sonla ilgili.
Şimdi görünürde bir miras olmadan yalnız başıma sonla yüzleştiğimden… başlangıcı daha net görüyorum.
Birbirini takip eden 25 sonla değil. Peter Jackson o'' Yüzük filmleriyle gerçekten… beni öldürmek isteseydi,
birbirini takip eden 25 sonla değil.
Yapay mutlu sonlar yok, Schwarzenegger yok, soygunlar yok… teröristler yok.
Dediğim, sonlar kastedileni haklı kılar.
Mutlu sonlar, aa, bir efsanedir.
Ama kesin sonlar zorlama gerektirir.