Examples of using Sormadan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sana kim olduğunu sormadan önce, başka bir soru soracağım.
Bana sormadan,?
Gisborne. Bana sormadan aile mi kurdun?
Pearce, daha bize sormadan sahte kimliğimizi bile hazırladı mı?
Sormadan yapacağız ve sonra ödemek zorunda kalacaklar.
Sormadan dediğini yapan güvenilir bir şöför tuttun.
Doğum günün için bana sormadan kimseyi… davet etmedin değil mi?
Bunu bana sormadan nasıl yapabilirsin?
Sormadan önce 10 saniye geri sar ve bırak öyle kalsın.
Ona fikrini sormadan önce kendi fikrimizi bilmemiz gerekmez mi?
Sana sormadan tek bir sey söyIeme.
Davide sormadan kürtaj oldum.
Programın adını bana sormadan nasıl değiştirirsin?
Bana sormadan nasıl yaparsın bunu?
Bu yüzden sana sormadan ufak bir reklâm koyduk.
Bana sormadan bunu nasıl yaparsın?
Birisi soru sormadan cevap verilmez.
Adam yenisini sormadan, zar zor cevap verebiliyorsun.
Nasıl olduğumu sormadan önce söyleyeyim, iyi değilim.
Cathyin ne demesine ne diye sormadan benim ne dememden sonra ne dedin.
