Examples of using Surata in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Surata, göğüslere, omuzlara laf atma.
Evet, o surata yumruk yemekten oluyor.
Surata yumurta.
Şu surata bak.
Artık surata benzer hâli kalmamıştı.
Şu surata bakın.
İşte bu surata yumruk gibi hissettirdi.
Bu şekilde o surata bir isim bulabilirim.
Şu surata bak… o omuzlar… o boyun.
O surata o sesi tamamlayamıyorum.
Sadece surata çalışalım.
Şu surata bak.
Şu surata bak, koçum!
Şu surata bakar mısınız?
Surata bak!
Şu surata bak.
Ama şu surata bir baksana.
Sadece surata çalışalım. Hayır, asla.
Sadece surata çalisalim.
Kuyruk surata. Üzgünüm. Yukarı.