Examples of using Tabutu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Tabutu olmalı.
İşçiler tabutu bir saat önce getirdiler.
Tabutu Jet-Skiye dönüştürmüşsün.
Babanın tabutu üzerine kaleyi ve şahı sen mi bıraktın?
Bir kazaydı.- Tabutu belli bir amaçla devirmek isteyen herkes gibi!
Tabutu devirdin, İsa aşkına!
Tabutu aç! Çıkar beni buradan!
İşçiler tabutu bir saat önce getirdiler.
Çerçeve ve tabutu cenaze evi bağışladı.
Tabutu açmanız gerekiyor.
Tabutu açmam gerek.
Misafirler gelmeden tabutu açmamı ister misiniz?
Cenazeden evvel, tabutu yanı başında bir aile seremonisi düzenleyeceğiz.
Tabutu var zaten.
Kazığı alır almaz tabutu ver ve oradan çık.
Ama abi ben tabutu nasıl bulayım ya?
Ben tabutu çaldım.
Tabutu devirdin, Tanrı aşkına!
Tabutu belli bir amaçla devirmek isteyen herkes gibi!
Tabutu beğendiniz mi? Sus!