Examples of using Tek polis in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Manya Surveyi yakından gören tek polis sensin.
Aslına bakarsan, burada tek polis benim.
Bu akşam önce konuşup sonra ateş eden tek polis sensin.
Bu şehrin itiyacı olan tek polis sensin Barbrady.
Hala, 86 Chevy kullanan evrendeki tek Polis ben olmalıyım.
Five-Onun benim gibilere adil davranacak tek polis ekibi olduğunu duydum.
Bin kişilik bir gemide tek polis olmak nasıl biliyor musun?
Ayağının üstünden geçen, tanıdığım tek polis. Ceza yazarken el frenini çekmediği için,
Ceza yazarken el frenini çekmediği için, kendi ekip arabası ayağının üstünden geçen, tanıdığım tek polis.
Ülkedeki tek polis memuru benim. Şu an Yargıç Solaresin masum olduğuna inanan.
Ulusal Senatoya bağlı civar binalara girilmesine izin verilen tek polis gücü meclis güvenliğidir.
Bildiğim kadarıyla bu şehirde bir Los Lordes askerini sorgu odasında tutan tek polis benim.
Yani sana da garip gelmiyor mu Laing bir adam 39. kattan düşüyor ama tek polis arabası gelmiyor?
KPTnin Kosova Cumhuriyetinde faaliyet gösteren tek polis yapısı olduğunu söyledi.
Çocuklarını her sabah okula bırakan, tanıdığım tek polisti.
Anlaşılan resmen nehrin bu tarafındaki tek polisler bizleriz.
İnsanların seninle çalışmak istememesinin ve birimde… ortağı olmayan tek polisin sen olmasının sebebi bu işte.
Bilirsin, ben burada onu Warrena vermeyecek onun güveneceği tek polisim. Bunun nesi komik?
Sadece tek polis vardı.
Sen bizim tek polis akademisi mezunumuzsun.
