TENLI in English translation

skin
deri
cilt
ten
tenli
postunu
complexion
cilt
ten rengi
tenli
görünüşü
bir ten
teni vardı
caucasian
beyaz
kafkas
kafkasyalı
tenli
beyaz tenli bir
bir çerkez
yaşlarında beyaz bir
skinned
deri
cilt
ten
tenli
postunu

Examples of using Tenli in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
koyu tenli bir Romen yemeği.
dark complexioned…- Vanescu.
Kahverengi gözlü koyu tenli veya çilsiz insanlar geliştirmek için yeni teknikler aramıyorum.
I'm not trying to develop new techniques to pre-screen people with brown eyes, or dark skin, or freckles.
Ufak biri, 1.65 cm. boyunda, koyu tenli, Hindistana dönmek için sahte belgelere ihtiyacı olan adamın gizli bir hikayesi var.
Small guy, maybe five-five, dark skin with an undercover story about needing forged papers to get back to India.
Rahat koltuklu. Bayan Sengupta,… açık tenli, gözlüklü… ve bluzunda bir kalem var.
And a pen in her blouse here. Miss Sengupta, fair complexion, glasses Chair car.
Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk,
Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll,
Rahat koltuklu. Bayan Sengupta,… açık tenli, gözlüklü… ve bluzunda bir kalem var.
Chair car. and a pen in her blouse here. Miss Sengupta… fair complexion, glasses.
koyu tenli… arkadaşı yok, valizi yok, parası yok.
dark skin, no friends, no baggage, no money.
koyu tenli… arkadaşı yok, valizi yok, parası yok.
dark skin, no friends, no baggage, no money.
Maharetsiz… 1.68 boyunda, zayıf, koyu tenli… arkadaşı yok, valizi yok, parası yok.
Lean, dark skin, no friends, Eats messily… no baggage, no money.
güzel çikolata tenli, onun evine gitmiş,
beautiful chocolate skin, she skip by his pad,
Krişna, mavi tenli olarak resmedilir ama o milattan önce 3102de öldü bu yüzden
Krishna has been depicted as having blue skin but he died in 3102 BCE,
yumuşak tenli, zayıf yaratıklardan.
the teeth like pearls, soft skin.
Onun evine gitmiş, adamın hizmetçisi gibi davranmış Caddedeki Flossie adındaki bir kız, güzel çikolata tenli, ve adam yerlerini sildirmekten fazlasını yapmış.
Beautiful chocolate skin, Yeah, a girl on 36th Street named Flossie, and he get more than his floors waxed, she skip by his pad, act like she his maid.
soluk tenli, biraz dağınık,
pale skin, a little disheveled?
Yıllar boyu geldiler… mavi gözlü ve beyaz tenli kahramanlar… beni öldürmek için.
They came… the heroes… Year after year, to kill me. with their blue eyes and their white skin.
Otelde gördüğün o adam kalın kaşlı, açık tenli.
did he have thick eyebrows, pale skin, was tall, and skinny?
Otelde gördüğün o adam kalın kaşlı, açık tenli.
did he have thick eyebrows, pale skin, About that man you met at the hotel.
Jeffersonun torunu Thomas Jefferson Randolph onu'' açık tenli ve oldukça hoş görünüşlü'' olarak tarif etmiştir.
Jefferson's grandson, Thomas Jefferson Randolph, described her as"light colored and decidedly good looking.
Belinda Brown, siyah tenli ve tatlı dilli… Yalan söylediğini biliyorum.
I know you're lying through your teeth. Belinda Brown, black of skin and silver of tongue.
Belinda Brown, siyah tenli ve tatlı dilli… Yalan söylediğini biliyorum.
Belinda Brown, black of skin and silver of tongue, I know you're lying through your teeth.
Results: 122, Time: 0.0289

Top dictionary queries

Turkish - English