Examples of using Tepede in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buradan dağa aktarıyor ve tepede buluşuruz.
Sen ve Chiana tepede ne konuşuyordunuz?
Biri kaputta, biri tepede, biri de bagajın üzerinde.
Branca tepede. Thompson sayıda.
Şu tepede mevki alın.
O zaman neden tepede yaşadığımızı unutma.
Buradan dağa aktarıyor ve tepede buluşuruz.
Soprano çok tepede olduğu için.
Hayır, başka bir tane daha yollayamayız çünkü tırmanışçılar tepede, olmaz.
An8} Ah, tepede yolculuk yapmak istedi.
Bak, düşebilirim ama Dumaresq beni hep tepede görmek ister.
Tepede çok sayıda tünel ve mağarada bulunmaktadır.
Güneş hala tepede.
Evimiz tepede, bu yüzden zarar görmedi.
Hiyerarşide en tepede olmamak, utanılacak bir şey değil.
Carterın oğlu da o tepede bazı ışıklar gördüğünü söylüyordu.
Fakat bu tepede başkaları da var.
Tepede bir yerlerde.
Tepede oturduğunu unutma ve bir de büyük annesi var.
Tepede, manastırın orada adamım.