Examples of using Toptan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Bin yıl önce, Wraithler bizi toptan yıkımın eşiğine sürükledi.
Toptan E alabilirsin.
Toptan muz satişi.
Castle Peak Toptan Balık Pazarı.
Yoksa toptan faydasız olurdun.
Çünkü toptan kaçıyormuş.'' şakasını söyledi.
Gözünü toptan ayırma ve sopanı salla.
Toptan sipariş vermeye başlayacağım.
İnsanları toptan fırlatmak için patlayıcı kullanmıyorlar mı?
Şimdi toptan kapatın şunları.
Toptan satıyorlar galiba çiçekleri.
Toptan kurtulmak istemiyorsun yani.
Toptan gıdalar yemekhane ve mutfaktalar.
Toptan dönüşüm.
Bunun için toptan iyi olan şey nedir?
Sen sadece toptan uzak dur.
Sen toptan çıldırmışsın.
Toptan satın alınabilecek en pahalı mumlar bunlar.
Ben toptan kazancımı saatlik izlerim.
Toptan yeni elbiselere ihtiyacım var.