Examples of using Toy in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Toy göremiyor.
Bir avuç toy çocuk, Majesteleri. Yaramazlık mı?
Toy düşüncelerine diyecek lafım yok. Git.
Sessiz, toy, saf.
Burada da sana toy demiş.
Hey, Toy, sana birşey göstermek istiyorum. Bu kötü.
Tatlı ve toy. Hey yakışıklı.
Toy bir serseriydim. Sadece aptal, korkmuş ve çaresiz kalmış.
Tom toy olduğumu söylüyor.
Ne ben ne de Gary toy değiliz.
Yaramazlık mı? Bir avuç toy çocuk, Majesteleri?
Kaye denen kız akıllı ama çok toy.
Toy, sen korkak değilsin.
Katil balinalrın toy gençlerden faydalanmaları için birkaç günleri vardır.
Toy bir serseriydim. Sadece aptal, korkmuş ve çaresiz kalmış.
Herhalde o kadarını akıl edemeyecek kadar toy, ama Meksikalı öyle değil.
Toy bunları DG için yaptı.
Toy güneş yarı edince Koç burcundaki devrini bütün gece.
Daha yaşlandığında, daha az toy olduğunda sen de anlarsın.
taze ve toy.