Examples of using Travmatik in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Geordi, çocukken hiç travmatik bir deneyim yaşadın mı?
Aortta travmatik hasar var.
Oldukça travmatik bir şey… atlattınız Bayan Castillo.
Benim için de travmatik bir durum.- Ne yapıyormuşum?
Bu travmatik olurdu.
Başlangıçta olan gerçeğin, travmatik bir gerçeğin vahşice içeri girmesi değildir.
Travmatik deneyimleri olmuş.
Altıncı sınıf travmatik bir deneyimdi.
Onun için çok travmatik olacak. Acele etme.
Bu travmatik. Sana bir şey söyleyeceğim.
Bu travmatik. Sana bir şey söyleyeceğim.
Bunun üzerinde travmatik etkiler bıraktığını biliyorum ama iyileşeceksin.
West Point konusunda… Travmatik ama iyiydi, değil mi?
Bunun travmatik bir deneyim olduğunu düşünüyorum. Abartmıyorum.
Abartmıyorum. Bunun travmatik bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
West Point konusunda… Travmatik ama iyiydi, değil mi?
Aynı zamanda travmatik stres bozukluğu. Viski.
Abartmıyorum. Bunun travmatik bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
Travmatik olan ne biliyor musun?
Travmatik ama çok heyecan verici, vay canına.