TRAUMATIZED in Turkish translation

travmatize
traumatized
sarsılmış
quake
to be rocked
bir travma yaşattığın
travmatik
traumatic
traumatizing
traumatised
travmatize olmuş
örselenmiş
travma geçirdi
travmaya uğramıştık

Examples of using Traumatized in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The poor thing seems traumatized.
Zavallı şey travmatize görünüyor.
Abused, neglected and traumatized youth in the greater Boston area.
Boston bölgesinde istismara uğramış, ihmal edilmiş ve travma geçirmiş gençlere.
And how many girls Henderson traumatized once he had all the power?
Ve de Henderson o gücü elde edince acaba kaç kızı travmatize etti?
But our son and daughter are sitting here, traumatized.
Ama kızımız ve çocuğumuz burada travmatize olmuş şekilde oturuyor.
Tortured, traumatized, driven insane by Yoda-knows-who.
İşkence görmüş, travmalar geçirmiş, kafayı yemiş.
The traumatized mind is a dark place. I'm afraid not.
Korkarım değil. Travmaya geçirmiş zihin karanlık bir yerdir.
I'm afraid not. The traumatized mind is a dark place.
Korkarım değil. Travmaya geçirmiş zihin karanlık bir yerdir.
I don't want her to be traumatized.
Sarsılmasını istemiyorum. Kusura bakmayın ama ben ne olacağım?
My son's dead, my daughter's traumatized.
Oğlum öldü, kızım sarsıldı.
Sami was covered in blood and traumatized.
Sami kanla kaplıydı ve travma geçirmişti.
I don't want her to be traumatized.
Kusura bakmayın ama ben ne olacağım? Sarsılmasını istemiyorum.
Traumatized" is a strong word.
Travma'' sert bir tabir.
You want to talk about traumatized families?
Travma geçiren ailelerden mi konuşmak istiyorsunuz?
Traumatized from what?
Neyin travması?
He's traumatized.
Şokta olmalı.
Everybody's traumatized.
Herkes ambale oldu.
I know you're still traumatized, but he was 11 when he did that.
Hâlâ travmada olduğunu biliyorum ama, onu yaptığından daha 11 yaşındaydı.
Traumatized, Peggy!
Travma yaşıyor Peggy!
Tiger, drop the ravioli and let the traumatized people finish dinner.
Kaplan, ravioliyi bırak ve sarsıntıya uğrayan insanların yemeklerini bitirmesine izin ver.
You were traumatized because of me, weren't you?
Benim yüzümden travma geçirdin değil mi?
Results: 135, Time: 0.0487

Top dictionary queries

English - Turkish