Examples of using Tutma in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benim seni tutma sebebim tek şey içindi, bir tek şey için.
Merkez tutma. Geri sayım.
Karaya ulaşana dek sizi kamaranızda tutma nezaketini göstereceğim.
Benim seni tutma sebebim tek şey içindi.
Dikkat çekme, yüzden tutma, beslenmede manipülasyon uygulandı.
Merkez tutma.
Tutma beni.
Henrikin seni tutma sebebini anlamıyorum. Mari 32018.
Merkez tutma.
Normal gözüksün diye ona minyatür golf skor tutma kalemi kullandırayım.
Senin dudakların bundan dolayı tutma halke halke.
Gayri meşru bir arısınız, değil mi? Tutma beni!
Onları böyle tutma.
Yüz tutma.
Aklında tut. Dayanabileceğine emin değilsen sakın tutma.
Birini kederliyken söylediklerinden sorumlu tutma.
Saçma, mükemmel. Ambar, tutma.
Saçma, mükemmel. Ambar, tutma.
Lütfen beni tutma.
Yvonne, beni öyle tutma.