Examples of using Vasiyet in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Her zaman muhasebeyi ilgilendiren vasiyet sorunları oluyor.
Daha önce çok fazla vasiyet okumadım.
Evet, bilirsiniz, hani birisi öldüğünde.-'' Vasiyet''?
Bilhassa, vasiyet konuları.
İşimizi hep şu vasiyet olayları engelliyor.
Evet, bilirsiniz, hani birisi öldüğünde.-'' Vasiyet''?
iki farklı vasiyet, 3 farklı mezarlık.
Evet, bilirsiniz, hani birisi öldüğünde.-'' Vasiyet''?
Kocanız vasiyet bırakmadı mı?
Vasiyet, sorarken değil mi, evet.
Evlenirseniz yardım derneklerine vasiyet olunan malları karısı olarak sana geçer.
Vasiyet okunurken senin de orada olmanı isti.
Bugün vasiyet okunacak.
Ya da vasiyet gibisinden bir şey bırakmaya çalışıyordur.
Vasiyet okunduktan sonra buradan ayrılıyorsun sanırım.
Ona vasiyet ve vasi meselesini sordum.
Vasiyet dikkatsiz bir sekreter tarafından yok edilmiş olabilir mi?
Vasiyet nedir?
Vasiyet hazırlamak istediğini söylüyor.
Öldükten sonra vasiyet yazamaz, değil mi?
