Examples of using Vermen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kıdem tazminatını Choinin annesine vermen güzeldi.
Değiştirmemekle, bana anahtar vermen aynı şey.
Bana bir şans daha vermen beni gerçekten mutlu etti.
Nakti bugün vermen lâzım.
Üzerimde uyumaya bir son vermen gerekiyor. Tamam mı?
Vermen gereken raporlar gelmez oldu.
Gemimde emir vermen hakkında konuştuğumuzu hatırlıyorum.
Polise vermen gerek.
Geri vermen daha iyi olur.
Bir şeyi canlandırmak için isim vermen gerekir, değil mi?
Para vermen lazım, para!
Gemimde emir vermen hakkında konuştuğumuzu hatırlıyorum. Anlıyor musun?
Bana farklı isim vermen biraz tuhaf geldi.
Bana şeker vermen neden bu kadar zor?
Bana söz vermen gerekiyor, Eric.
Sana ona vermen için biraz para vereceğim.
Şapkanı ona vermen gerekmez mi?
Söz vermen lazım.
Çünkü parayı vermen için yalvarmamı istiyorsun?
Nefes alıp vermen üzerinde çalışalım.