Examples of using Yerler in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yerler soğuk olabilir. Terlik.
Peru boyunca böyle antik yerler, olağanüstü yapılarla doludur.
İyi balık olan yerler gitti bile.
Biliyorsun, One-Stop Kuzey tarafında harika yerler bulmuş.
Yerler düşmüş yapraklarla kaplı
Bilirsin, küçük yerler yalnız uyumanı kolaylaştırır.
Yerler soğuk olabilir. Terlik.
Hoş kırsal yerler, harika şarap, güzel kadınlar.
Yerler harika ama muhtemelen maç berbat olacak.
Bu antik yerler, geleneksel arkeolojinin cevaplayamadığı bir sürü soru ve gizemle doludur.
Soğuk yerler.
Hardboroughda bir kitapevi açılabilecek çok daha uygun yerler var.
Boş yerler var.
Dinle beni! Yerler ve pencereler senin hayatındaki en büyük şeyler.
Her sabah, yerler kan içinde kalıyor.
Yerler harika ama muhtemelen berbat bir maç olacak.
Bu yerler dünya boyunca bir çizgide sıralanıyorlarsa,
Oysaki İrlanda… İrlanda gibi yerler daha öfkelidir.
Fedakarlar sade yemekler yerler.
Calhounun defterindeki isimler en yerler olmalı.