Examples of using Yetkiyi in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Yetkiyi ben veriyorum. Peki, yapın.
Sanırım 6. yetkiyi almak için Kongreyi toplayabilirim.
Sana bu iş için gereken yetkiyi ve zamanı verdik.
Quino dostum yetkiyi ona bıraktığını söylüyorsa inanıyorum.
Yetkiyi almak için Kongreyi toplayabilirim. Sanırım 6.
Bu yetkiyi sana kim verdi?
Saldırı için Poe ya bütün yetkiyi verin.
Yetkiyi bana verdi ve Arendellei gözümü bile kırpmadan hainlerden koruyacağım.
Tamam, yetkiyi paylaşabiliriz.
Kim sana bu yetkiyi verdi?
Limanda yetkiyi bize vermeleri için onları asla ikna edemeyecek.
Aldık. Yetkiyi.
Indra yetkiyi bize bıraktı çünkü İnançlılar ikimize de itaat ediyor.
Pekala, efendim. Burada yetkiyi sana bırakmalıydım.
O da şu an içi buradaki yetkiyi bana verdi.
Yetkiyi alabilirsek bu hafta sonu.
Yetkiyi al ve o çocukların eğitimlerinin sürmesini sağla.
Oraya gidip, yetkiyi devralmak hususunda, gönüllü oldum.
Yetkiyi kötüye kullanmaya yabancı da değilsin.
Ben yetkiyi veriyorum.