Examples of using Yorgunluk in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır. Yorgunluk? Kas ağrısı falan?
Yüzündeki o ifade… Yorgunluk. Hayır.
Yorgunluk çalışarak geçer değil mi?
Bendekinin tatille atacağım türden bir yorgunluk olduğunu sanmıyorum.
Kızgınlık, kıskançlık, acı, yorgunluk… umut, şehvet… aşk.
Sizin gibi güzel bir Kraliçe huzurunda… hiçbir erkek yorgunluk hissedemez.
Ateş, ağzı, titreme ve yorgunluk.
Bilmiyorum. Fiziksel bir yorgunluk değil.
Kızgınlık, kıskançlık, acı, yorgunluk umut, şehvet aşk.
Geldiğinden beri ilk kez gerçek bir yorgunluk hissediyordu.
İşimin gerekenleri. Yorgunluk, stres.
Enfeksiyonlarla mücadelede zorlanma gibi etkileri olabilir. Yorgunluk ve.
Kas ağrısı falan? Yorgunluk?- Hayır?
Yüksek tansiyon, ateş, yorgunluk.
Hepsi bu.'' Sadece yorgunluk.
Evet,'' yorgunluk'' diyorlar. Ne?
Yorgunluk ve üzüntüden sağlıklı düşünemiyor.
Yorgunluk geçer, tatlım.
Yorgunluk hikayesi var ve iki yıl önce retinal ven oklüzyonu geçirmiş.
Saat beşte Marilynin yorgunluk şikayeti üzerine çekimler durdu.