ZEVK in English translation

pleasure
zevk
memnun
keyif
haz
memnuniyet
tatmin
şerefi
mutluluk
keyfi
rızasını
enjoy
keyif
zevk
tadını çıkar
tadını
afiyet olsun
keyfini çıkarın
hoşlanır
eğlen
eğlenin
fun
eğlence
eğlenmek
komik
zevk
keyif
eğleneceğiz
taste
lezzet
zevk
tadı
tat
tadımlık
joy
neşe
sevinç
zevk
joyun
eğlence
keyif
haz
mutluluk
keyfi
delight
zevk
keyif
hoş
sevinç
lokumu
hazzı
nimetlerle
mutlu
memnun
lokumudur
enjoyment
zevk
geçimi
yaşatsak
geçindirdik
yararlandırsak
bir menfaatten ibarettir
nimetlenme
bir keyif
bir metadan ibaret
ecstasy
ekstazi
zevk
coşku
ectasy
mutluluk
vecdini
mest olma
bir ekstazi
esriklik
revel
zevk
tadını çıkar
eğlensinler
relish
çeşni
zevk
turşu
sos
haz
keyif almak

Examples of using Zevk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ona tapıyorum ama… zevk almıyoruz. Bilmem.
We don't have fun. I adore her, but.
Sana zevk ve yeniden doğumu veriyorum.
Five points to this fellowship I bring you ecstasy and rebirth.
Zevk alıyorlar. Acı ve kan dökmekten.
They revel in pain and bloodshed.
Para için değil… zevk için. Küçük oyunlara geri döndün.
You're back to running short cons, not for cash… for joy.
Tehlike maceraya zevk verir.
Danger gives relish to adventure.
Seni asıldığını görmekten özel zevk alacağım.
I'm going to take particular delight in seeing you hang.
Chaerea! Küçük oğlanlardan zevk aldığını duydum.
I hear you have a taste for little boys. Chaerea.
Belki zengindir ve işini zevk için yapıyordur.
Maybe he's independently wealthy and doing this job for fun.
Zevk, korku ve kalbin deli gibi çarpması!
Ecstasy, fear and a pounding heart!
Hadi gidelim. Zevk Kutusunda son olmayı sevmiyorum biliyorsun.
Let's go. You know I hate being the last one in the Joy Box.
Tehlikeler bir maceraya zevk verir.
Dangers give relish to an adventure.
Merhaba, seni büyük, güzel, sarışın zevk timsali erkek.
Hello you great, big, beautiful blond male specimen of sheer delight.
Sana çektirdiğim işkence dolu her andan zevk alacağım.
I'm gonna revel in every torturous moment.
Chaerea! Küçük oğlanlardan zevk aldığını duydum.
Chaerea. I hear you have a taste for little boys.
ölüm, acı, zevk ve tutku.
pain, joy, and passion.
Seni ölü görmek imparator için zevk olacak.
The Emperor will relish seeing you dead.
Varlığından hepimiz zevk alalım.
Let us all revel in his presence.
Senin asıldığını görmekten özel zevk alacağım.
I'm going to take particular delight in seeing you hang.
Mutlak zevk… Aziz John.
Absolute ecstasy… St. John of the Cross.
Aşk yıldızı, zevk yıldızı!
The star of love, the star of relish!
Results: 3263, Time: 0.0418

Top dictionary queries

Turkish - English