Examples of using Zora in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O yüzden işleri zora sokuyorsam özür dilerim!
Siz gazeteciler. Siz gazeteciler Listonı zora soktunuz.
Açıkçası, iştigal ettiğin meslek… işleri biraz daha zora koşuyor.
Bu gemide başkaları da var mı Zora?
O yüzden isleri zora sokuyorsam özür dilerim!
benden nefret edip işimi zora soktukları.
Açıkçası, iştigal ettiğin meslek… işleri biraz daha zora koşuyor.
O yüzden isleri zora sokuyorsam özür dilerim!
Zora ve Fredrick.
Ama başkasıyla kolay olanı yaşamaktansa seninle zora göğüs germeyi tercih ederim.
Emekliliğimi birçok yönde… zora sokuyorsun.
Onu daha da zora sokmak istemiyorum.
Üzgünüm senin işlerini çok zora soktum değilmi.
Doğru olanı yapmam konusunda işi zora sokuyorsun.
Bunu daha önce olduğundan daha zora sokma.
Ne güzel! Cam, seni zora sokmak istememiştim.
O iş biraz zora girmiş olabilir.
Ne güzel! Cam, seni zora sokmak istememiştim.
Neden devamlı hatırlatarak her şeyi daha da zora sokuyor ki?
Biri süre tutsun.- Zora benziyor.