A CARGO in Turkish translation

[ə 'kɑːgəʊ]
[ə 'kɑːgəʊ]
bir kargo
cargo
a delivery
a shipment
a shipping
freight
bir yük
burden
freight
load
cargo
weight
charge
a liability
baggage
strain
a payload

Examples of using A cargo in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
then perhaps they were carrying a cargo.
gemi daha değerli… bir yük taşıyordu.
Far more precious than gold. then perhaps they were carrying a cargo But if this sword belonged to a queen.
Ama eğer bu kılıç bir kraliçenin ise… belki de gemi daha değerli… bir yük taşıyordu.
One of the best methods is getting hired onto the crew of a cargo ship.
Bir ülkeden sessizce ayrılmanız gerekiyorsa… en iyi yöntemlerden biri bir yük gemisine mürettebat olarak girmektir.
If you need to leave the country quietly, one of the best methods is getting hired onto the crew of a cargo ship.
Bir ülkeden sessizce ayrılmanız gerekiyorsa en iyi yöntemlerden biri bir yük gemisine mürettebat olarak girmektir.
Took a bunch of malnourished Sierra Leonean locals 10 minutes. What a cargo crew at Heathrow Airport does in a day.
Bir günde yaptığını, az beslenen Sierra Leoneliler… Heathrow Havaalanında bir kargo takımının… …10 dakikada yaptılar.
Why in God's name would you go to Triton 4 a nuclear reactor and a cargo full of weapons?
Triton Dörte… Triton Dörtte ne yapmayı planlıyordunuz? Nereye gidiyordunuz? Tanrı aşkına, bir kargo dolusu silah ve nükleer bir reaktör ile?
Secured some seats for us on a cargo plane headed?
Güney Sudana giden bir kargo uçağında bizim için koltuklar ayarlandımı?
McGee? on a cargo plane headed- Secured some seats for us for Juba, South Sudan in two hours?
McGee? İki saat içinde Juba, Güney Sudana giden bir kargo uçağında bizim için koltuklar ayarlandımı?
I will put you in a cargo container.
Borg küpüne hepinizi bir kargo konteynırına koyup.
That's rotting, thanks to this harbor lockdown. Not to mention I have got a cargo ship full of halibut.
Limanin tecrit edilmesi sagolsun, çürümekte olan… bir kargo gemisi pisi baligindan bahsetmiyorum bile.
it swim along and then explode the dynamite… with a cargo of dynamite, submerge it.
sonra dinamiti patlatabilir… Kablosuz teknenize bir dinamit yükü yükleyebilir, suya daldırabilir.
They referred to a cargo, but I think it's just their way of saying people.
Kargoyla sevk edilirler, ama insan olduklarını söylemenin bir yolu olduğunu düşünmüyorum.
I was forced to take passage on the Ville de Nancy, bound for Marseille with a cargo of nickel ore.
Nikel cevheri yüklü Ville de Nancy gemisiyle Marsilyaya geçit yoluyla gitmem istendi.
Are you having a cargo of silk, leather goods or silver delivered from outside the border that you want me to send troops as an escort?
Sınır dışına yollayacağınız ipek kargosu yada… gümüş teslimatı için Adamlarımın eskortluk… yapmasını mı istemeye geldiniz?
Two hours ago, a cargo truck was stolen from a shipping company near the port…
İki saat önce, liman yanındaki bir nakliye şirketinin kargo kamyonu çalınmış… ve kamyonu çalan kimse,
To disable its satellite tracker. and whoever took it was smart enough Two hours ago, a cargo truck was stolen from a shipping company near the port.
İki saat önce, liman yanındaki bir nakliye şirketinin kargo kamyonu çalınmış… ve kamyonu çalan kimse, uydu takipçisini kapatacak kadar akıllıymış.
To disable its satellite tracker. Two hours ago, a cargo truck was stolen
İki saat önce, liman yanındaki bir nakliye şirketinin kargo kamyonu çalınmış…
disable its satellite tracker. Two hours ago, a cargo truck was stolen.
liman yanındaki bir nakliye şirketinin kargo kamyonu çalınmış… ve kamyonu çalan kimse, uydu takipçisini kapatacak kadar akıllıymış.
To disable its satellite tracker. and whoever took it was smart enough from a shipping company near the port Two hours ago, a cargo truck was stolen.
İki saat önce, liman yanındaki bir nakliye şirketinin kargo kamyonu çalınmış… ve kamyonu çalan kimse, uydu takipçisini kapatacak kadar akıllıymış.
Two hours ago, a cargo truck was stolen from a shipping company near the port,
İki saat önce, liman yanındaki bir nakliye şirketinin kargo kamyonu çalınmış… ve kamyonu çalan kimse,
Results: 368, Time: 0.0352

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish