A DIARY in Turkish translation

[ə 'daiəri]
[ə 'daiəri]
günlük
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
günlüğü
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
günlüğünü
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy
günlüğe
daily
diary
everyday
day
journal
log
for today
casual
dairy

Examples of using A diary in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
See if she kept a diary. The police wanted to look at Danielle's computer.
Polis Daniellein bilgisayarına bakmak, günlük tutuyorsa görmek istiyor.
Eva Beate didn't have a diary.
Eva Beatenin günlüğü yoktu.
I accidentally found a diary left by the previous owner. In my room.
Dairemde… tesadüfen bir önceki oturan kişinin günlüğünü buldum.
FATHER A Diary of Faith.
BABA Bir inanış günlüğü.
Good, he's got a diary.
Güzel, günlüğü varmış.
A diary from Mrs. Haldane's handbag.
Bayan Haldanein çantasındaki günlüğü.
Because a medicine cabinet is like a diary.
Çünkü ecza dolabı kadınların günlüğü gibidir.
This is more like a diary of frustration.
Bu daha çok bir öfke günlüğü gibi.
He kept a diary which the police found in his own house.
Polis evinde onun tuttuğu günlüğü buldu.
I have a diary of Valverde.
Val Verdenin günlüğü var.
This is more like a diary of frustration.
Bu daha çok öfke günlüğü gibi.
A diary from Mrs Haldane's handbag. What's that?
O ne?- Bayan Haldanein çantasındaki günlüğü.
Looks like a diary to me.
Bana günlükmüş gibi geldi.
And you keep a diary of that?
Bunları günlüğüne yazar mısın?
I don't even have a diary.
Benim günlüğüm yok ki.
I don't have a diary.
Benim günlüğüm yok.
A diary is for 7-year-old girls.
Günlükler yedi yaşındaki kızlar içindir.
I used to make a diary… of how the stains would develop.
Günlüğüme bu lekelerin… nasıl oluştuğunu yazardım.
Except we have a diary, given to Jimmy… by you.
Jimmyye sizin tarafınızdan verilen günlüğün bizde olduğunu bilmiyorsunuz.
Lu Yiyi wrote a diary entry that night.
Lu Yiyi o akşam günlüğüne bir şeyler yazdı.
Results: 447, Time: 0.0362

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish