A MINI in Turkish translation

mini
miniature
little
min
toaster
putt-putt
low-cut
küçük
little
small
young
tiny
minor
junior
petty
minik
little
tiny
baby
wee
small
mini
li'l
ufak
little
small
tiny
minor
slight
just
bit
wee
petty
there

Examples of using A mini in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kontron also developed a mini ITX ARM board.
Kontron ayrıca bir mini ITX ARM kartı geliştirdi.
How about a mini?
Bir miniye ne dersin?
And she wears a mini skirt.
Bir de mini giymişse.
It's a head-on between a Mini and a Volksy.
Meğer bir Mini ile Vosvos kafa kafaya girmişler.
Now I got a mini atomic bomb in my mouth.
Şimdi ağzımda bir mini atom bombası var.
How many people can you fit in a Mini?
Bir Miniye kaç adam sığdırabilirsiniz?
Is it a, a, a mini food processor?
Bu bir, bir mini yiyecek koruyucu mu?
So everybody's gonna grab a halter, go in the pen and find a mini.
Herkes bir başlık kapıp ağıla gitsin ve minyatür bulsun.
But it's got a bed and a mini fridge.
Ama içinde bir yatak ve bir mini buzdolabı var.
Today I'm going to show you how to make a mini indoor bow and arrow.
Bugün nasıl bir mini kapalı ok ve yay yapmak için size göstermek için gidiyorum.
Four hundred million miles from Earth, exists a mini solar system of over 60 moons rotating around a powerful planet of gas.
Dünyadan 643 milyon km uzakta küçük bir güneş sistemi var. 60ı aşkın uydu, gazdan oluşan güçlü bir gezegenin etrafında dönüyor.
But, baby, you should know that it's not gonna be a Mini.'Cause ain't nothing really mini about me!
Fakat, bebeğim, şunu bilmelisin, o Mini olmayacak Çünkü benimle ilgili hiç bir şey Mini değildir!
Williams himself calls the song"something like a mini gangster opera" and"kind of cabaret act reggae.
Williams şarkıyı'' küçük ganster operası gibi bir şey'' ve'' bir çeşit reggae kabare oyunu'' diye isimlendirdi.
He just jumped me and my friends. Okay, some guy at a mini mall-- Um.
Tamam, mini bir alışveriş merkezinde bir adam… o sadece beni ve arkadaşlarımı atladı. Um.
He just jumped me and my friends. Okay, some guy at a mini mall-- Um.
Tamam, küçük alışveriş merkezindeki herifin biri bana ve arkadaşlarıma saldırdı. Şey.
An envelope with a mini bar key in it. I was actually… I was gonna give you a..
Ben de aslında… sana mini bar anahtarı olan bir zarf vermek üzereydim.
Chuckles Hey, I'm looking for a Wheeler… king-sized or a mini, either will do.
Selam bir Wheeler arıyorum büyük boy da olur, mini de.
a critical tool would be a mini pry bar.
pencere bulunduğundan en önemli alet küçük bir levye olacaktır.
like an air hockey table or a mini putting green.
hava hokeyi masası ya da mini golf gibi.
Look, I can rig any device made by Sato Systems, into an amplifier, thereby creating, like, a mini wifi hot spot.
Bakın, Sato Sistemleri yapımı bütün cihazları kuvvetlendirici ile yönetebilirim dolayısıyla küçük bir WiFi noktası oluşturabilirim.
Results: 95, Time: 0.0404

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish