Examples of using Ufak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Abi, Ufak Adam, senin üzerinde asla bir kart-atma makinesi kullanmazdım.
Babam kardeşlerimi Pacoimadaki… ufak soygunları durdurmaya yollamaz. Saçmalık.
Bana bu ufak iyiliği yapamıyor musun?
Ufak uyanma belirtileri oldu,
Babam kardeşlerimi Pacoimadaki… ufak soygunları durdurmaya yollamaz.
Ufak tefek bir hanım gördüm ama tüvit giymiyordu.
Bu ufak kayayı Angusunkinden ileri fırlatırsan testi geçmiş olacaksın.
Ufak adımlar ama, bu işi çözeceğiz.
Babam kardeşlerimi Pacoimadaki… ufak soygunları durdurmaya yollamaz.
Ufak bir şey dışında.
Bu ufak bilginin biraz kötüye alamet olduğunu kabul ediyorum.
Ufak bir fedakârlık yapmam gerekti.
Bazen böyle ufak meseleleri görmezden gelmem gerekiyor.
Planda ufak bir değişiklik oldu.
Biliyor musun, sana ufak bir hediye aldım.
Ama sürekli ödemelerin ve ufak şantajların yorgunluğu.
Ufak bir nasihat. İçeri girmeden önce herkese.
Evin dışında da ufak tefek hasarlar olmuş.
Ama sürekli ödemelerin ve… ufak şantajların yorgunluğu.
ben de sana ufak veletleri verecektim.