SLIGHT in Turkish translation

[slait]
[slait]
hafif
light
mild
lightweight
soft
little
minor
mildly
gentle
subtle
faint
küçük
little
small
young
tiny
minor
junior
petty
ufak
little
small
tiny
minor
slight
just
bit
wee
petty
there
biraz
some
little
bit
just
kind
slightly
kinda
somewhat
for a while
az
less
little
few
just
least
low
small
barely
almost
fewer
bile
even
already
could
never
barely
hardly
ufacık
little
tiny
small
one
just
slightest
minuscule
bit
itty-bitty
hafifçe
light
mild
lightweight
soft
little
minor
mildly
gentle
subtle
faint
en
most
ever
is
best
one
top
least

Examples of using Slight in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The chance for victory seems slight. Without allied support.
Müttefik güçler olmadan… zafer şansımız çok az görünüyor.
Slight swelling… and a void.
Hafifçe şişmiş. Ve boşluk var.
I fear I have a slight cold. What's the matter?
Neyin var? Korkarım, biraz üşütmüşüm?
And a slight tendency towards paranoia.
Geniş çaplı bir nevroza ve hafifçe paranoyaya eğilimim var.
Come to think of it, I do have a slight acid condition.
Öyle mi? Düşündüm de, asitle biraz sorunum var.
Slight swelling… and a void.
Ve boşluk var. Hafifçe şişmiş.
A slight massive security breach….
Ufaktan büyük bir güvenlik ihlali.
Do you slight a woman?
Kadınları küçümser misin?
This has nothing to do with the slight difference in our genders.
Bunun cinsiyetlerimiz arasında küçük değişikle hiçbir alakası yok.
Slight, blonde, piercings, early 20s.
Narin, sarışın, piercingli, 20li yaşların başında.
I will choose to ignore that slight.
Bu saygısızlığı görmezden gelmeyi seçiyorum.
You will feel a slight electric shock.
Çok hafif bir elektrik çarpması hissedeceksiniz.
Slight limp.
Hafiften topallıyor.
Slight change of plans, oh, Grand Coverlord.
Planlar birazcık değişti, oh, Grand Coverlord.
But you see the slight discoloration here?
Ama şuradaki zayıf renksiz kısmı görebiliyor musunuz?
Slight gas build-up.
Birazcık gaz birikmiş.
You think you can slight them in public?
Onlara uluorta hakaret edebileceğini mi sanıyorsun?
And that slight dissimilarity gives me a sense of how far away something is.
Ve bu azıcık farklılık bir cismin uzaklığını algılamamızı sağlar.
Slight flow murmur.
Düşük akış üfürümü.
Yeah, a slight case of Andy Hardy.
Evet, şıpsevdi Andy Hardy vakası.
Results: 832, Time: 0.1208

Top dictionary queries

English - Turkish