A SECURITY GUARD in Turkish translation

[ə si'kjʊəriti gɑːd]

Examples of using A security guard in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I'm hanging out with a security guard who lives with his father.
Babasıyla oturan bir güvenlik görevlisiyle takılıyorum.
A security guard we missed?
Gözden kaçırdığımız bir güvenlik görevlisi mi?
Like the one you were wearing when you shot a security guard last night.
Tıpkı dün gece bir güvenlik görevlisini vururken taktığın gibi.
A security guard for nut-jobs?
Deliler için güvenlik görevlisi mi olacaksın?
Maybe they need a security guard.
Belki bir güvenlik görevlisine ihtiyaçları vardır.
He assaulted a security guard.
Bir güvenlik görevlisine saldırdı.
You shot a security guard?
Güvenlik görevlisini mi vurdun?
Sir, you assaulted a security guard!
Bayım, bir güvenlik görevlisine saldırdınız!
Tom was given a life sentence for killing a security guard.
Toma bir güvenlik görevlisini öldürdüğü için ömür boyu hapis cezası verildi.
You told me a security guard shot him.
Onu bir güvenlik görevlisinin vurduğunu söyledin.
Got a call from a security guard downtown.
Şehir merkezindeki bir güvenlik görevlisinden haber aldık.
We shot a security guard.
Bir güvenlik görevlisine ateş ettik.
This ape almost killed a security guard.
Maymun neredeyse bir güvenlik görevlisini öldürüyormuş.
You a security guard?
Güvenlik görevlisi misin?
On his way out, the thief crossed with a security guard and beat him half to death.
Oradan çıkarken hırsız, güvenlikle karşılaştı ve onu öldüresiye dövdü.
They want me to play a security guard, keep the Johns in line.
Genelev müşterilerini hizada tutan bir güvenlik görevlisini canlandırmamı istiyorlar.
Blackmailing a security guard would have been a piece of cake.
Bir güvenlik görevlisine şantaj yapmak zor olmasa gerek.
Now we have got a security guard with a skull fracture.
Şimdi de bir güvenlik görevlisinin kafatası çatladı.
We're trying to get past a security guard, not rescue Zelda.
Alt tarafı bir güvenlik görevlisini aşmaya çalışıyoruz Zeldayı kurtarmaya değil.
So maybe a security guard.
Neden bir güvenlik görevlisi olmasın?
Results: 286, Time: 0.0466

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish