A WAIT in Turkish translation

[ə weit]
[ə weit]
beklenmez
a wait
is demanded
expect
aren't supposed
bekleme
wait
to expect
to await
stand
WALT
wait
beklemek
wait
to expect
to await
stand
bekle
wait
to expect
to await
stand
beklemez
wait
to expect
to await
stand

Examples of using A wait in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We have a rigorous admissions policy, a wait list.
Sıkı bir kabul politikamız vardır, ve bir bekleme listesi.
A have a wait.
Biraz bekleyin.
and they have a wait list for emergency funds.
onların acil fonlar için bir bekleme listeleri var.
For those who forswear their women a wait of four months; if they revert, God is All-forgiving, All-compassionate;
Kadınlarına yaklaşmamağa yemin edenler için ancak dört ay bekleme( hakkı) vardır. Eğer( o süre) içinde dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.
For those who forswear their women a wait of four months; if they revert, God is All-forgiving, All-compassionate;
Kadınlarından uzaklaşmaya yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer( bu süre içinde eşlerine) dönerlerse, şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
For those who swear a wait of four months from their women, if they revert, Allah is Forgiving,
Kadınlarına yaklaşmamağa yemin edenler için ancak dört ay bekleme( hakkı)
For those who swear a wait of four months from their women, if they revert, Allah is Forgiving,
Kadınlarından îlâ edenler( onlara yaklaşmamaya yemin edenler) için dört ay beklemek vardır. Eğer bu yeminlerinden dönerlerse,
For those who swear a wait of four months from their women, if they revert, Allah is Forgiving,
Kadınlarından uzaklaşmaya yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır.
For those who forswear their women a wait of four months; if they revert, God is All-forgiving, All-compassionate;
Kadınlarından îlâ edenler( onlara yaklaşmamaya yemin edenler) için dört ay beklemek vardır. Eğer bu yeminlerinden dönerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
believe me there's never a wait.
inanın bana, kimse sıra beklemez.
For those who swear a wait of four months from their women, if they revert, Allah is Forgiving, the Most Merciful.
Kadınları hakkında îlâ yapanlar/yaklaşmamaya yemin edenler için dört ay bekleme vardır. Eğer o süre içinde eşlerine dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.
And all I did while you were away, was sit around a wait for you- and think about you.
Ve sen yokken, benim tek yaptığım şey oturup seni beklemek ve seni düşünmekti.
For those who forswear their women a wait of four months; if they revert, God is All-forgiving, All-compassionate;
Kadınları hakkında îlâ yapanlar/yaklaşmamaya yemin edenler için dört ay bekleme vardır. Eğer o süre içinde eşlerine dönerlerse Allah bağışlayan, merhamet edendir.
Being that he's so in demand, there's a wait list, and the wait's going to be a little while.
Bu kadar tutulan bir doktor olduğu için, bekleme listesi var ve biraz beklemen gerekecek.
The system is broken. Kids like Oliver, they spend years on a wait list.
Oliver gibi çocuklar, normal bir hayata sahip olma şansını… hiç elde edemeden bekleme listesinde yıllarını harcıyor. Sistem bozuk.
We have a lot of machines, there's never a wait. so, believe me, This is our cardio area, and.
Burası kardiyo bölümümüz ve çok sayıda aletimiz var… Bana inanın, asla sıra beklenmez.
For those who forswear their women a wait of four months; if they revert, God is All-forgiving, All-compassionate;
Kadınlarını boşamayı tasarlayanlar( sağlıklı bir karar için) dört ay beklemeli. Vazgeçip uzlaşırlarsa ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
A bit of a wait.
Biraz bekleyeceğiz.
Gonna be a wait.
Biraz bekleyeceğiz.
It could be a wait.
Uzun bir bekleyiş olabilir.
Results: 294850, Time: 0.0397

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish