A WAR in Turkish translation

[ə wɔːr]
[ə wɔːr]
savaş
war
battle
fight
combat
warfare
wartime
savas
war
battle
fight
combat
savaşı
war
battle
fight
combat
warfare
wartime
savaşa
war
battle
fight
combat
warfare
wartime
savaşın
war
battle
fight
combat
warfare
wartime
savasa
war
battle
fight
combat

Examples of using A war in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We're talking a war of information.
Bilgi savaşları başladı.
Such a war brings no glory.
O tür savaşlarda zafer yok.
I fought a war for independence, yet I have none.
Bağımsızlık savaşında savaştım ama hiçbiri bende yok.
A war to end all wars!.
Bütün savaşları bitirmek için tek bir savaş!.
If you should have an opening for a war correspondent, I parler a little French.
Eğer savaştan haber almak isterseniz… biraz Fransızca da biliyorum.
There's a war on. What can we do?
Savaştayız işte. Ne yapalım?
Let's talk Twelve Oaks and Tara and times before there was a war.
Savaştan önceki günleri konuşalım. Twelve Oaksu, Tarayı.
What can we do? There's a war on.
Savaştayız işte. Ne yapalım.
There's a war on and I'm Captain of this vessel.
Savaştayız ve ben bu geminin kaptanıyım.
You Southern boys must don't know how to fight a war, do you?
Siz Güneyli çocuklar savaşla nasıl savaşılacağını bilmemelisiniz, değil mi?
This isn't a war. We are at war..
Savaştayız. Bu bir savaş değil.
They will do anything to avoid a war with the Vampaneze.
Vampiranlarla savaştan kaçınmak için her şeyi yaparlar.
So you want to involve us in a war between rival opium traders. Boarding school.
Rakip afyon tacirlerinin savaşına dahil olmamızı istiyorsun.- Yatılı okulda.
Boarding school. So you want to involve us in a war between rival opium traders.
Rakip afyon tacirlerinin savaşına dahil olmamızı istiyorsun.- Yatılı okulda.
Everybody's saying that. There's a war on.
Savaştayız.- Herkes öyle söylüyor.
I'm sorry, WaIter, there's a war on.
Şu an savaştayız Üzgünüm Walter.
There's a war on. Give me your weapon.
Savaştayız. Şimdi silahını bana ver.
Who knows? With a little luck there will be a war soon, World War Ill?
Üçüncü dünya savaşını görürsek şanslı oluruz. Kim bilir?
There is a war. Even Carson has to make sacrifices.
Savaştayız. Carson bile fedakarlık yapmak zorunda.
I know there's a war on, don't push me.
Savaştayız.- Biliyorum! İtme beni.
Results: 6169, Time: 0.0325

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish