A WORK PERMIT in Turkish translation

[ə w3ːk 'p3ːmit]
[ə w3ːk 'p3ːmit]
iş izni
çalışma iznin
çalışma belgen olmalı

Examples of using A work permit in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
They will give you a work permit.
Sana çalışma iznini versinler.
Got a work permit?
Çalisma izniniz var mi?
Are you applying for a work permit or citizenship?
Çalışma izni için mi, vatandaşlık için mi başvuruyorsunuz?
Mr. Epstein had to file for a work permit application.
Bay Epstein, çalışma izni için başvuruda bulunmalıydı.
I swapped for a work permit in America. Franco's gun.
Francodan aldığım tabancayı… Amerikaya gittiğim zaman çalışma izni almak için takas ettim.
In July 2012, Good, having been granted a work permit, joined English Premier League club Newcastle United on a six-year deal for a reported transfer fee of $600,000 AUD.
Temmuz 2012de, çalışma izni verildikten sonra, 600.000$ transfer ücreti karşılığında, İngiltere Premier League kulübü Newcastle United ile altı yıllık bir sözleşme imzaladı.
ten EU member states, where they typically need to obtain a work permit to enter the labour market.
emek piyasasına girmek için genelde çalışma izni almaları gereken on AB üye ülkesinde de benzer engellerle karşılaşıyorlar.
Incidentally, is why I had to take in a boarder. I have been prevented from getting a work permit, Yes.
Çalışma izni almam engellendi, Evet. Bu arada, bu yüzden bir yatılı almak zorunda kaldım.
I have been prevented from getting a work permit, Yes. which, incidentally, is why I had to take in a boarder.
Çalışma izni almam engellendi, Evet. Bu arada, bu yüzden bir yatılı almak zorunda kaldım.
Yes. which, incidentally, is why I had to take in a boarder. I have been prevented from getting a work permit.
Çalışma izni almam engellendi, Evet. Bu arada, bu yüzden bir yatılı almak zorunda kaldım.
I get them a work permit through the modeling agency… I set up in Fort Lauderdale… and in return,
Fort Lauderdalede kurduğum modellik ajansından onlara çalışma izni çıkartacağım buna karşılık,
Staying in Turkey is out of a necessity for her. She said it is not possible for her to work at a university in Turkey since she is not granted a work permit.
Türkiyede kalmak zorunluluktan görünüyor onun için. Türkiyede bir üniversitede çalışmasının çalışma izni verilmemesi nedeniyle mümkün olmadığını söyledi.
but you got a work permit?
ama çalışma izinin var, değil mi?
And then I went to work at the cemetery, but they threw me out again. Today I went to get a work permit.
Bugün çalışma izni çıkarmaya gittim… sonra da mezarlıkta çalışmaya gittim… ama beni yine kovdular.
he can't obtain a work permit.
vergi ödemesine rağmen çalışma izni olmadığını anlatıyor.
Lots of İstanbul lover Syrians would have stayed rather than going to Europe if they could obtain a work permit. Germany accepts Syrians because there are working, educated young people. No one asks to be paid by the government without working..
İstanbulu seven birçok Suriyeli çalışma izni olsa Avrupaya gitmezdi. Almanya Suriyelileri alıyor çünkü çalışan, eğitimli genç insanlar var. Kimse çalışmadan hükümet bana para versin demiyor.
I need to know my rights and need to have a work permit.
haklarımı bilmem, çalışmam, çalışma iznimin olması lazım.”.
If I want to receive a work permit, I need to leave Turkey for a period of time between three
Çalışma izni almak istersem ailemle birlikte 3 ay ile 6 ay arasında
I will give him an affidavit if he has a working permit.
Çalışma izni varsa onun için taahhütte bulunurum.
He went to a notary and made out a working permit for my parents.
Bir notere gitti ve ailem için çalışma izni çıkarttı.
Results: 52, Time: 0.0437

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish