ADOLF in Turkish translation

adolf
adolph
adolfu
adolph
adolfun
adolph
adolfa
adolph

Examples of using Adolf in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yeah, but Friday night dinner without Eva and Adolf.
Evet ama Eva ve Adolf olmadan bir Cuma akşamı.
Maybe they suddenly remembered that Adolf Grunbaum once had been a star.
Belki de bir zamanlar Adolf Grünbaumum yıldız bir oyuncu olduğunu hatırlamışlardır.
Your son Adolf?
Oğlun Adolf mü?
He's calling his son Adolf!
Oğluna Adolphe adını koymak istiyor!
The Adolf transmission used 25 frames per second
Hitlerin yayını saniyede 26 çerçeve gönderiyordu
And they will personally escort Adolf Hitler to the gates of hell.
Ve onlar Adolph Hitlere şahsen… cehennemin kapılarına eşlik edecekler.
I have knocked out Adolf Hitler over 200 times. Yeah.
Adolph Hitleri 200 defadan fazla patakladım. Evet.
Yeah. I have knocked out Adolf Hitler over 200 times.
Evet. Adolpf Hitler i iki yüz kez nakavt ettim ben.
Yeah. I have knocked out Adolf Hitler over 200 times.
Adolph Hitleri 200 defadan fazla patakladım. Evet.
I have knocked out Adolf Hitler over 200 times. Yeah.
Evet. Adolph Hitleri 200 defadan fazla patakladım.
May I introduce my brother Adolf to you?
Size kardeşim Adolfü takdim edebilir miyim?
The Adolf transmission used 25 frames per second but we're receiving 50.
Hitlerin yayını saniyede 25 çerçeve gönderiyordu ama bize 50 geliyor.
How would you know my name's Adolf?
Adımın Adolf olduğunu nereden bildin?
Gives me the creeps. Adolf?
Adolf mu? Tüylerimi diken diken ediyor?
You still with that… Adolf?
Hâlâ şu Adolfla mı berabersin?
Greatest fascist dictator- Adolf Hitler.
En büyük faşist diktatör: Adolph Hitler.
I can heat up a swastika for you though, Adolf.
Hatırlaman için sana gamalı haç ısıtabilirim, Adolph.
When our Joseph and their Adolf were walking hand in hand.
El ele yürüyorlardı. bizim Joseph ve onların Adolph.
Gives me the creeps. Adolf?
Tüylerimi diken diken ediyor. Adolf mu?
Röhm demurred, telling them,"If I am to be killed, let Adolf do it himself.
Röhm ise'' Eğer öldürülecek olursam, bunu Adolfun kendisi yapsın'' şeklinde yanıt verdi.
Results: 1224, Time: 0.0386

Top dictionary queries

English - Turkish