ALIVE AGAIN in Turkish translation

[ə'laiv ə'gen]
[ə'laiv ə'gen]
tekrar canlı
alive again
live again
we will be back live
yeniden canlı
alive again
tekrar hayatta
life again
back to life
alive again
tekrar yaşadığımı
to relive
to live again
to experience again
repeating this life
bir daha canlı
alive again
yeniden yaşadığımı
relive
living again
yeniden hayata
life back
life again
to restore life
live again
tekrar canlandığımı
tekrar hayata
life again
back to life
alive again
yine canlı canlı

Examples of using Alive again in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Jesus! Could we focus on the"us being alive again" thing?
Tekrar hayatta olduğumuz kısmına odaklanabilir miyiz? Tanrım!
Will he return? I doubt I will see him alive again.
Onu bir daha canlı görmeyiz. Dönecek mi?
I was afraid that you're buried alive again.- Yeah.
Evet. Yine canlı canlı gömüldün sandım.
If you ever wish to see your father alive again.
Eğer babanı yeniden canlı görmek istiyorsan dediklerimi harfiyen yapacaksın.
Could we focus on the"us being alive again" thing? Jesus!
Tekrar hayatta olduğumuz kısmına odaklanabilir miyiz? Tanrım!
I am really happy you're legally alive again.
Yasal olarak yeniden hayata kavuşmana çok sevindim.
In new bodies, you will be alive again.
Yeni bedenlerle tekrar hayata geleceksiniz.
Our town's alive again.
Şehrimiz tekrar hayatta.
I feel alive again.
Yeniden canlı hissediyorum.
You mean did I find it hard to see Mary come alive again?
Marynin yeniden hayata karışmasını görmek zor geldi mi diye soruyorsanız?
You alive again?
Tekrar hayata döndün mü?
Could we focus on the"us being alive again" thing?
Tekrar hayatta olduğumuz kısmına odaklanabilir miyiz?
You alive again, huh? Stefan? Stefan?
Stefan? Stefan? Tekrar hayata döndün mü?
Or how she died 25 years ago but is now alive again?
Ya da 25 yıl önce ölüp şimdi tekrar hayatta olduğunu mu?
You alive again, huh? Stefan? Stefan?
Tekrar hayata döndün mü? Stefan? Stefan?
Dead flowers, be alive again.
Ölü çiçekler, tekrar hayatta olun.
Lugging around your dead husks made me feel alive again.
Sizin ölü bedenlerinizin etrafında dolanmak beni yeniden canlı hissettirdi.
First day alive, first day alive again.
Hayata geldiğim ilk gün, tekrar hayata geldiğim ilk gün.
I wished alive again… forever!
Tekrar yaşamasını diledim… sonsuza kadar!
When she died, he became alive again.
O öldüğünde tekrar yaşamaya başladı.
Results: 177, Time: 0.0561

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish