ARE BONES in Turkish translation

[ɑːr bəʊnz]
[ɑːr bəʊnz]
kemik
bone
bony
kemikler
bone
bony

Examples of using Are bones in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This is their reward because they disbelieved in Our signs and said,“When we are bones and decomposed, will we really be created again and raised up again?”.
Bu onların cezasıdır! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve:'' Sahi bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?'' demişlerdir.
etc.) and said:"When we are bones and fragments, shall we really be raised up as a new creation?
bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?'' demişlerdir?
they disbelieved in Our signs and said,'What, when we are bones and broken bits, shall we really be raised
ayetlerimizi inkar ettiler ve:'' Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı,
When we are bones and fragments shall we, forsooth, be raised up as a new creation?
bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?'' demişlerdir?
That is their recompense because they disbelieved in Our signs and said,'What, when we are bones and broken bits,
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve:'' Biz kemikler haline geldikten,
That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said,"When we are bones and crumbled particles, will we[truly] be resurrected[in] a new creation?
Bu onların cezasıdır! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve:'' Sahi bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?'' demişlerdir?
disbelieved Our revelations and said: When we are bones and fragments shall we, forsooth, be raised up as a new creation?
ayetlerimizi inkar ettiler ve:'' Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'' dediler?
when we are bones and broken bits, shall we really be
bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı,
That is their reward because they disbelieved Our revelations and said: When we are bones and fragments shall we,
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve:'' Biz kemikler haline geldikten,
This is their reward because they disbelieved in Our signs and said,“When we are bones and decomposed, will we really be created again
İşte cezaları budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar ettiler ve:'' Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı,
That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said,"When we are bones and crumbled particles, will we[truly] be resurrected[in] a new creation?
İşte cezaları budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar ettiler ve:'' Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'' dediler?
That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said,"When we are bones and crumbled particles,
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve:'' Biz kemikler haline geldikten,
lessons, signs, revelations, etc.) and said:"When we are bones and fragments, shall we really be raised up as a new creation?
ayetlerimizi inkar ettiler ve:'' Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?'' dediler?
This is their reward because they disbelieved in Our signs and said,“When we are bones and decomposed, will we really be created again
Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve:'' Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı,
This is their reward because they disbelieved in Our signs and said,“When we are bones and decomposed, will we really be created again and raised up again?”.
Cezaları işte budur! Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar etmişler ve:'' Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?'' demişlerdir.
This is their reward because they disbelieved in Our signs and said,“When we are bones and decomposed, will we really be created again and raised up again?”.
İşte onların cezaları budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ediyorlar ve:“ Bir kemik yığını ve ufalanan kırıntı haline geldikten sonra mı biz diriltilip yeniden yaratılacağız!” diye dinle alay ediyorlardı.
because they denied Our Ayat(proofs, evidences, verses, lessons, signs, revelations, etc.) and said:"When we are bones and fragments, shall we really be raised up as a new creation?
Çünkü ayetlerimizi inkâr ettiler ve şöyle dediler:'' Biz, bir kemik yığını olduktan, un-ufak hale geldikten sonra mı, sahi bundan sonra mı, yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?
That is their reward because they disbelieved Our revelations and said: When we are bones and fragments shall we, forsooth, be raised up as a new creation?
Cezaları işte budur! Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar etmişler ve:'' Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?'' demişlerdir?
That is their recompense because they disbelieved in Our signs and said,'What, when we are bones and broken bits, shall we really be raised up again in a new creation?
Cezaları işte budur! Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar etmişler ve:'' Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?'' demişlerdir?
That is their recompense because they disbelieved in Our verses and said,"When we are bones and crumbled particles, will we[truly] be resurrected[in] a new creation?
Cezaları işte budur! Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar etmişler ve:'' Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?'' demişlerdir?
Results: 61, Time: 0.0325

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish