ARE DROPPING in Turkish translation

[ɑːr 'drɒpiŋ]
[ɑːr 'drɒpiŋ]
düşüyor
falling
dropping
going down
down
coming down
is plummeting
droppin

Examples of using Are dropping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Apparently Yes your relatives are dropping like flies.
Evet. Görünüşe göre akrabaların patır patır ölüyor.
men my age are dropping like flies!
benim yaşımdaki erkekler sinek gibi düşüyorlar!
Their shields are dropping.
Kalkanları iniyor.
These foreign cleaners are dropping like flies.
Bu yabancı temizlikçiler patır patır ölüyor.
Your Oxygen Levels Are Dropping Dangerously Low When You Run.
Koştuğunda oksijen seviyen çok düşüyor.
You're dropping me for Lassiter?
Lassiter için mi kapatıyorsun?
These guys are dropping down all over the island.
Bu adamlar yağmur gibi adanın üzerine yağıyor.
Josh's vital signs are dropping.
Joshun yaşam belirtileri zayıflıyor.
Numbers of breeding pairs are dropping across Europe.
Damızlık çiftlerin sayısı Avrupada düşmektedir.
Meanwhile men my age are dropping like flies!
Ama benim yaşımdaki erkekler sinek gibi düşüyorlar!
All of mine are dropping Leipzig.
Benimkilerin hepsi Leipzigi bırakıyor.
The shareholders are dropping us.
Hissedarlar bizi bırakıyorlar.
Sir, our shields are dropping.
Efendim! Kalkanlarımız iniyor!
Clients are dropping us.
Müvekkillerimiz bizi bırakıyor.
They're dropping me in tonight.
Bu akşam beni paraşütle atacaklar.
You know, Lake Mead is just over the hill and the copters are dropping water.
Biliyorsun, tepenin arkası Mead gölü. ve helikopterler buraya su boşaltıyorlar.
I can't believe they're dropping us into Kraut territory to extract a goddamn Nazi.
İnanamıyorum, bizi kahrolası bir Naziyi almak için Alman bölgesine indiriyorlar.
You're dropping bombs?
Bomba mı atacaksınız?
Sir, our shields are dropping.
Efendim, kalkanımız iniyor.
That asthma boy, his sats are dropping and he's starting to have retractions.
Astımlı çocuğun oksijen doyum seviyesinde azalma ve çekilme.
Results: 159, Time: 0.0572

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish