ARE POSSIBLE in Turkish translation

[ɑːr 'pɒsəbl]
[ɑːr 'pɒsəbl]
mümkün
possible
can
able
way
possibly
likely
possibility
available
feasible
unable
olabilir
could
may
maybe
possibly
possible
olası
possible
potential
likely
probable
prospective
goddamn
eventual
bloody
plausible
presumptive
muhtemel
possible
likely
potential
probable
possibly
probably
prospective
possibility
would-be
presumptive
mümkündür
possible
can
able
way
possibly
likely
possibility
available
feasible
unable
olmadan yapılabileceğini

Examples of using Are possible in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All kinds of escape routes are possible.
Her türlü kaçış yolu olasıdır.
My dreams are possible. In this scenario of yours, little girls read The Football Financial Quarterly?
Kurduğun bu senaryoda küçük kızlar Futbolda Finansman dergisi mi okuyorlar? Hayallerim mümkünmüş.
You are possible with me.
Sen benimle mümkünsün.
He knows we're possible.
O bizim mümkün olduğumuzu biliyor.
The ones nobody believes are possible.
Kimsenin mümkün olmayacağını düşündüğü davalara.
All things are possible in France today… Is it possible?.
Mümkün mü? Bugünlerde Fransada her şey mümkün?.
That two truths are possible. You of all people should understand.
İki gerçeğin olabileceğini en iyi sen bilmelisin.
All things are possible, my dear,- Possible?.
Mümkün olabilir mi? Her şey mümkündür, hayatım?
She knows I'm telling the truth, that such things are possible.
Böyle şeylerin mümkün olduğunu biliyorsun. Doğruyu söylediğimi.
It means the investigation wasn't very thorough so other facts are possible.
Demek istediğim, soruşturmanın titizlikle yürütülmediği ve başka gerçeklerin de olabileceğidir.
all those human things are possible.
bütün insani şeylerin mümkün olduğunu kanıtlayacağım.
A new dynamics and pace" are possible, the foreign minister said.
Dışişleri bakanı,'' yeni bir dinamik ve ritmin'' mümkün olduğunu söyledi.
If you don't think that's possible, you don't think relationships are possible.
Bunun mümkün olduğunu düşünmüyorsan ilişkilerin mümkün olduğunu düşünmüyorsundur.
I have seen the world inside your head and know that all things are possible.
Kafanın içinde dünyayı gördüm ve herşeyin mümkün olduğunu biliyorum.
Except men think they're possible.
Tabii erkekler o standartların mümkün olduğunu düşünüyor.
He's a realist, and doesn't believe that miracles are possible.
O bir realist, mucizelerin mümkün olduğuna inanmaz.
She knows I'm telling the truth, that such things are possible.
Doğruyu söylediğimi, böyle şeylerin mümkün olduğunu biliyorsun.
Miracles are possible.
Böylelikle mucizeler yapabildi.
Visits are possible.
Bu ziyaretler aksatılmaz.
This representation was used above to show how different states of polarization are possible.
Bu temsil kutuplaşma farklı durumları nasıl mümkün olduğunu göstermek için yukarıda kullanıldı.
Results: 177, Time: 0.0617

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish