AS BORING in Turkish translation

[æz 'bɔːriŋ]
[æz 'bɔːriŋ]
sıkıcı
dull
tedious
lame
dreary
tiresome
stuffy
boring-ass
drab
boring
annoying
sıkıcıdır
dull
tedious
lame
dreary
tiresome
stuffy
boring-ass
drab
boring
annoying
gibi sıkıcıymış
hard as
firm , like
's tight as

Examples of using As boring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Which I would have come to regret because I would have found out that you're just as boring and polite in the bedroom as you have been during this, god awful conversation.
Ki üzüleceğim noktaya gelirsek. Senin yaptığın konuşma boyunca olduğun gibi yatak odasında da sıkıcı olduğunu çözerdim.
Frankly Pat, I have to tell you I find the programming of my fellow competitors here to be almost as boring as this discussion.
Açıkçası Pat arkadaşların programlarını en az bu tartışma kadar sıkıcı buldum.
You chose something as boring as a picnic. So Mom tell us why of all the things you could have done on your birthday?
Doğum gününde yapabileceğin onca şey varken… neden piknik gibi sıkıcı bir şeyi yapmak istediğini söyler misin anne?
You could have done on your birthday- So Mom tell us why of all the things you chose something as boring as a picnic?
Doğum gününde yapabileceğin onca şey varken… neden piknik gibi sıkıcı bir şeyi yapmak istediğini söyler misin anne?
You chose something as boring as a picnic. you could have done on your birthday- So Mom tell us why of all the things?
Doğum gününde yapabileceğin onca şey varken… neden piknik gibi sıkıcı bir şeyi yapmak istediğini söyler misin anne?
Well, technically, this is your fault, because we were afraid our marriage was getting as boring as yours.
Teknik olarak sizin suçunuz bu çünkü evliliğimizin sizinki kadar sıkıcılaşmasından korktuk.
Cause in reality, my day-to-day was as boring as any garbage man, pizza guy or paperboy.
Çünkü gerçek hayatta her günüm bir çöpçü, pizzacı ya da gazeteci kadar sıkıcıydı.
the boys have made a terrifying discovery that boating is just as boring as ziplining.
mücadele ettikten sonra gençler, tekne gezintisinin de en az halatla kayma kadar sıkıcı olduğunu fark ettiler.
Turns out to be not as boring as you might expect, It doesn't matter, because the Kia hatchback as I shall now explain. that Hammond should have been driving, but wasn't.
Artık önemi yok çünkü Hammondun kullanması size şimdi açıklayacağım şekilde, beklediğiniz kadar gerektiği, ama kullanamadığı Kia hatchback sıkıcı olmadığı ortaya çıktı.
Turns out to be not as boring as you might expect, as I shall now explain. It doesn't matter, because the Kia hatchback that Hammond should have been driving, but wasn't.
Artık önemi yok çünkü Hammondun kullanması size şimdi açıklayacağım şekilde, beklediğiniz kadar gerektiği, ama kullanamadığı Kia hatchback sıkıcı olmadığı ortaya çıktı.
Turns out to be not as boring as you might expect, that Hammond should have been driving, but wasn't, It doesn't matter, because the Kia hatchback as I shall now explain.
Artık önemi yok çünkü Hammondun kullanması size şimdi açıklayacağım şekilde, beklediğiniz kadar gerektiği, ama kullanamadığı Kia hatchback sıkıcı olmadığı ortaya çıktı.
turns out to be not as boring as you might expect, It doesn't matter, because the Kia hatchback as I shall now explain.
ama kullanamadığı Kia hatchback sıkıcı olmadığı ortaya çıktı.
Turns out to be not as boring as you might expect, It doesn't matter, because the Kia hatchback… that Hammond should have been driving, but wasn't, as I shall now explain.
Artık önemi yok çünkü Hammondun kullanması size şimdi açıklayacağım şekilde, beklediğiniz kadar gerektiği, ama kullanamadığı Kia hatchback sıkıcı olmadığı ortaya çıktı.
The majority of reviewers perceived the early episodes of Madlax as boring and too slow-paced,
Eleştirmenlerin çoğu başta diziyi sıkıcı ve yavaş ilerleyen bir tempodaymış gibi algılamışlarsa
You look as bored as I feel.
Benim kadar sıkılmış görünüyorsunuz.
They looked as bored as I did.
Benim kadar sıkılmış gibi görünüyordun.
They looked as bored as I did. Saudi Arabian police officer.
Benim kadar sıkılmış gibi görünüyordun.- Suudi polis.
You will be just as bored watching me order books, I promise.
Kitap siparişi verdiğimi seyrederken de bir o kadar sıkılabilirsin.
I was just as bored on Morok.
Morok kadar sıkıldım.
None as boring.
Zaten sıkıcı gibisi yok.
Results: 468, Time: 0.0425

As boring in different Languages

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish