BAILING in Turkish translation

['beiliŋ]
['beiliŋ]
kefaletle
bail
bond
ektiğin
bread
toast
loaf
roll
plant
bun
buns
balya
bales
bailing
stack
brick
bailin
bundles
kurtarmanın
to save
to rescue
free
recover
to spare
ektiğim
bread
toast
loaf
roll
plant
bun
buns
kefalet
bail
bond
ektigin
kefaretle
redemption
penance
expiation
atonement
bail
to atone

Examples of using Bailing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
For bailing on the meeting this morning? So you can yell at me?
Sabahki toplantıyı ektiğim için bana bağırabilesin diye mi?
He said something about us bailing on a deal. No.
Hayır. Bir anlaşmadaki kefaletle ilgili bir şeyler söyledi.
Listen, I want to apologize to you for bailing this morning. I mean.
Dinle, bu sabah seni ektiğim için özür dilemek istiyorum.
Bailing on a deal. No. He said something about us.
Hayır. Bir anlaşmadaki kefaletle ilgili bir şeyler söyledi.
Out of bailing complete strangers out of jail. Believe me, I don't make a habit.
İnan bana, hapisten kefaletle çıkan yabancılara alışkanlık yapmıyorum.
Thanks for bailing me out.
Beni kefaletle çıkardığın için teşekkür ederim.
Like bailing you out again?
Kefaletini ödeyip, seni hapisten çıkarmak gibi mi?
Nice bailing tonight, wuss.
Geceyi iyi ektin, korkak.
Shut down the show to make Jack feel better about bailing on me?
Beni ekmesi konusunda Jackin kendisini daha iyi hissetmesi için programı mı kapatayım?
I'm sorry for bailing on you.
Seni kurtardığım için özür dilerim.
Don't you think you should thank him for bailing your sorry ass out?
Zavallı kıçını kurtardığı için ona teşekkür etmen gerekmez mi?
You're not bailing on me, are you?
Beni ekmeyeceksin, değil mi?
You would better have a good reason for bailing on us.
Bizi kurtarmaktan iyi bir nedenin olsa iyi olur.
Not bailing on me, are ya? You Okay?
Beni ekmiyorsun, değil mi?
Not bailing on me, are ya? You OK?
Beni ekmiyorsun, değil mi?
So after bailing on meeting your dad, he's bailing again?
Yani babanla tanışmada seni ektikten sonra, tekrar mı ekiyor?
Mom said you're thinking about bailing on school.
Annem, okulu ekmeyi düşündüğünü söyledi.
Thanks for bailing me out, honey.
Beni serbest bıraktırdığın için sağ ol tatlım.
I'm sorry for bailing on you guys, really.
Sizden ayrıldığım için gerçekten üzgünüm.
Ooooh! Tough work, hay bailing!
Saman balyası yapmak zor iştir!
Results: 89, Time: 0.0677

Top dictionary queries

English - Turkish