BALLOT in Turkish translation

['bælət]
['bælət]
oy
vote
ballots
voter
polling
oye
oy pusulasını
oylama
to vote
oy kullanmanızı
vote
ballot
oy pusulası
oy pusulasının
oy pusulasında
oylamaya
to vote

Examples of using Ballot in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We won't make this ballot, but we're getting close.
Bu oylarla daha kazanmamız garantilenmedi ama yaklaşıyoruz.
Take the ballot.
Oy pusulalarınızı alın.
Cast your ballot.
Oyunu ver.
That's why we won't touch another ballot.
Bu yüzden, oy pusulasına elimizi sürmeyeceğiz.
He re-entered the Bundestag in 1998 via the CDU's statewide candidate ballot.
CDUnun eyalet çapında aday oylaması ile 1998 yılında Meclise yeniden girdi.
You ain't get the ballot?
Oy pusulanı almadın mı?
Remember that the ballot is secret
Unutmayın, oy pusulanız gizli kalacak.
Have rigged things to keep me off the ballot. Those Democrats at Tammany Hall.
Tammany Halldaki Demokratlar beni seçimden uzak tutmak için bir şeyler ayarladı.
Those Democrats at Tammany Hall… have rigged things to keep me off the ballot.
Tammany Halldaki Demokratlar beni seçimden uzak tutmak için bir şeyler ayarladı.
A gambling game that our class devised.- It's called Ballot Rock-Paper-Scissors.
Adı Taş, Kâğıt, Makas Oylaması, sınıfımızın icat ettiği bir kumar oyunu.
Maybe you guys should just steal my ballot and vote for me.
Belki de oy pusulamı çalıp, benim yerime siz oy kullanmalısınız.
If she goes back to the village, Richie, I must remove her name from the ballot.
Kız eğer köye dönerse Richie adını oy pusulasından çıkarmak zorundayım.
We just put"commonly known as" on the ballot.
Biz sadece, yaygın olarak bilineni oy pusulasına koyarız.
I'm sorry, Al, I don't get a ballot.
Üzgünüm, Al. Benim oy pusulam olmayacak.
Don't expect Harding to be nominated early, but come the fifth or sixth ballot?
Hardingin erken seçilmesini bekleme ama beşinci, altıncı oylamada?
I will tell my people not to permanently erase your name from the ballot.
İnsanlarıma kalıcı olarak değil adınızı oy pusulasından silin.
I think you're all going to be surprised to see another name on that ballot.
Sanırım, o kağıtta başka bir isim görmek sizi şaşırtacak.
Or the ones who wouldn't cast a ballot for a law and order candidate?
Ya sandığa gideceklerden kanun adamlığınızı umursamayanların oyları?
You will fill in the ballot.
Sonra oy pusulanızı dolduracaksınız.
Each voter uses one ballot, and ballots are not shared.
Her seçmen sadece bir oy pusulası kullanabilir ve bu pusula başkalarıyla paylaşılamaz.
Results: 119, Time: 0.0599

Top dictionary queries

English - Turkish