BARGAINING CHIP in Turkish translation

['bɑːginiŋ tʃip]
['bɑːginiŋ tʃip]
pazarlık fişi
pazarlığın bir parçasıdır
pazarlık çipimizi
pazarlık kozuna
pazarlık kozun
pazarlık kozunu
bir koz
leverage
trump card
an ace
trump
a bargaining chip

Examples of using Bargaining chip in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You have a bargaining chip. Why would you destroy something you control?
Pazarlık kozunuz varken kontrol edebileceğiniz bir şeyi niye yok ediyorsunuz?
Gabriel, we can't let our only bargaining chip with Torbin Salvi leave that runway.
Gabriel, Torbin Salviye karşı tek pazarlık kozumuzun kaçmasına izin veremeyiz.
The bargaining chip.
Pazarlık için.
Bargaining chip for whom?
Kimin icin pazarlik kozu olacak?
He's a bargaining chip, yeah? Rye?
Rye pazarlık için bir koz, değil mi?
Reid thought he needed every bargaining chip he could get.
Reid bulabildiği her koza ihtiyacı olacağını düşündü.
You have exactly one bargaining chip left.
Pazarlık için sunabileceğin tek şey kaldı.
Deliver Merle to the Governor. Bargaining chip.
Pazarlık kozu olarak Merleü Valiye veririz.
Bargaining chip, I suppose, in case the Cundalls went after him.
Pazarlık kozu için, sanırım, Cundalls onun peşine düştü.
He becomes nothing but a bargaining chip.
O, ancak bir pazarlık kozu şey olur.
Every bargaining chip he could get. Reid thought he needed.
Reid bulabildiği her koza ihtiyacı olacağını düşündü.
And lose my only bargaining chip?
Tek kozumu kayıp mı edeyim?
And lose my only bargaining chip?
Tek kozumu da kayıp mı edeyim?
You need a bargaining chip.
Bir pazarlık kozuna ihtiyacın var.
But you do have a bargaining chip.
Fakat senin bir pazarlık kozun var.
They can be used as deterrents, or a bargaining chip.
Caydırıcı maddeler olarak kullanılabilirler, Veya bir pazarlık çipi.
Don't. Every bargaining chip he could get to convince you to do the right thing.
Doğruyu yapman için seni ikna edecek her türlü koz.
The Declaration of Independence is not a bargaining chip.
Bağımsızlık Bildirgesi koz değildir.
A bargaining chip, if we were to ever need it.
İhtiyacımız olursa diye, bir pazarlık kozu.
As a bargaining chip to acquire Morning Star.
Morning Starı satın almak için bir pazarlık fişi olarak.
Results: 90, Time: 0.0462

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish