BASHED in Turkish translation

[bæʃt]
[bæʃt]
vurdu
shoot
hit
to strike
knock
whack
punching
to bang
a shot
hittin
darbe
coup
hit
blow
impact
pulse
strike
bump
trauma
putsch
stroke
ezilmiş
to crush
smashing
to squash
to oppress
running
squish
to stomp
trample
pre-weaned
parçalayabilirdim
ezilene
haşat
wrecked
fried
banged up
busting up
totaled
bash
screwed up
dinged up
to beat

Examples of using Bashed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Somebody bashed her with a rock, that's the cause of death?
Sonra da biri kafasına taşla vurmuş. Ölüm nedeni bu mu?
Bashed head again, five minutes off.
Yine başını çarpmış. 5 dakika sonra burada.
And knocked us all off course. Her class of bendy fuckers bashed against the wall.
Sınıfındaki esnek gıcıklar duvara çarptı… ve bizi yörüngeden çıkardılar.
Her class of bendy fuckers bashed against the wall and knocked us all off course.
Sınıfındaki esnek gıcıklar duvara çarptı… ve bizi yörüngeden çıkardılar.
I lost something. When that car bashed into me.
Bana araba çarptığında, ben bir şey kaybettim.
Somebody really bashed him, and he's babbling and.
Birisi onu fena benzetmişti, ve mırıldanıyordu ve.
Willy bashed her?
Willy onu dövmüş mü?
I mean, someone tried to kill me. Someone bashed that poor man's head.
Biri beni öldürmeye çalıştı. Biri o zavallı adamın kafasını kırdı.
She said, someone bashed the poor man's head in.
Biri zavallı adamın kafasını kırdı, dedi.
So I guess you saw somebody bashed in Kate's birdbath.
Birinin Katein kuş çeşmesini haşat ettiğini görmüşsünüzdür herhâlde.
The boy's face has been bashed in with a rock.
Çocuğun suratı, bir kayayla paramparça edilmişti.
Just like Danny bashed my head in, right there, on the stairs.
Tıpkı Dannynin benim başımı merdivenlere vurması gibi.
I just heard my front door bashed in.
Yalnızca ön kapımın yumruklandığını duydum.
when you have the rest of your face bashed in.
yüzünüzün geri kalanı… çökertilmişken.
Someone bashed in that poor man's head.
Biri o zavallı adamın kafasını kırdı.
Jimmy's dead. Someone bashed his skull in last night.
Jimmy öldü. Biri dün gece kafatasını parçalamış.
Someone bashed his skull in last night. Jimmy's dead.
Jimmy öldü. Biri dün gece kafatasını parçalamış.
When I was laying in a corner after my head got bashed in.
Komada yattığım o günlerde. Kafama sert bir darbe aldıktan sonra.
Bashed into me in the street three times now.
Şu ana kadar caddece üç kere bana çarptılar.
A guy broke into that house and bashed an old lady over the head.
Adamın biri sokağın karşısındaki eve girip orada oturan yaşlı kadına saldırdı.
Results: 69, Time: 0.0682

Top dictionary queries

English - Turkish