BEEN RAPED in Turkish translation

[biːn reipt]
[biːn reipt]
tecavüz
rape
rapist
assault
violated
tecavüze
rape
rapist
assault
violated
tecavüze uğramadım

Examples of using Been raped in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I think I have just been raped.
Ben… Ben galiba az önce tecavüze uğradım.
You have already been raped.
Sen zaten tecavüze uğramışsın.
His wife had been raped and he didn't know how to help her.
Karısı tacavüze uğramıştı ve karısına nasıl yardım edeceğini bilmiyordu.
This girl has been raped and we need a medical certificate.
Bu kıza tecavüz edildi, tıbbi rapora ihtiyacı var.
A girl's been raped, Durva.
Bir kıza tecavüz edildi, Durva.
And they had both been raped.
İkisine de tecavüz edilmiş.
I have never been raped.
Ben de hiç uğramadım.
You have been raped?
Sahi mi?! -Tecavüze uğradım!
And they had been raped post mortem.
Hepsi ağızdan kulağa kadar kesilmiş… ve ölümden sonra tecavüz edilmişti.
And they had been raped postmortem. They all had been sliced from mouth to ear.
Hepsi ağızdan kulağa kadar kesilmiş… ve ölümden sonra tecavüz edilmişti.
Eight girls have been raped, murdered, strangled With rope,
Bu sekiz kız iple bağlanmak suretiyle tecavüz edilerek öldürüldüler.
There's an undergrad at Princeton who started a website for students who have been raped, but who don't have enough evidence for the police to take action.
Princetonda tecavüze uğramış ama polisin bir şey yapması için yeterince delilleri olmayan öğrenciler için site açmış bir öğrenci var.
Young women in the jacksonville area who have been raped and killed. About what?
Ne hakkında?- Jacksonville bölgesinde… tecavüz edilip, öldürülen yedi kadın hakkında?
Of the women who have been raped, some guy run up to them, screaming"yo," if they have got a gun, they're gonna shoot.
Tecavüze uğrayan kadınların% 99u silah sahibiyse'' yo'' diye bağırarak peşlerinden koşan birini vurur.
Of the women who have been raped, if they have got a gun, they're gonna shoot. some guy run up to them, screaming"yo.
Tecavüze uğrayan kadınların% 99u… silah sahibiyse'' yo diye bağırarak… peşlerinden koşan birini vurur.
They keep their secrets to themselves. women that are… survivors, women that have been attacked, women that have been raped, Women like us.
Saldırıya ve tecavüze uğrayıp hayatta kalan kadınlar Bizim gibi kadınlar, sırlarını kendilerine saklarlar.
Women who have been raped in the military have a P.T.S.D. rate higher than men who have been in combat.
Orduda tecavüze uğrayan kadınların PSBye yakalanma oranı savaşa katılmış erkeklerden daha fazladır.
One of them was going to have a woman who had been raped stoned to death,
Bir tanesi gidiyordu Kim kadına sahip olmak Tecavüze maruz kalmıştı Taşlanmış,
If my son hadn't been born, those two women never would have been raped.
Oğlum doğmasaydı, o iki kadına tecavüz etmeyecekti.- Yok mu?
After an early evening break, the police resumed their dig in this garden in Outreau, Pas de Dalais, in their search for the body of a little girl murdered in 1999 after having been raped.
Gecenin ilerleyen saatlerine kadar, Outreaude Pas de Dalaisde bu bahçede 1999da tecavüz edildikten sonra öldürülen küçük kızın cesedini arama çalışmaları polis tarafından devam etti.
Results: 62, Time: 0.0391

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish