BOY ALONE in Turkish translation

[boi ə'ləʊn]
[boi ə'ləʊn]
çocuğu yalnız
çocukla yalnız
oğlanı yalnız
oğlanı yalnız bırakın

Examples of using Boy alone in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Why can't you leave the boy alone?
Çocuğu bir başına bırakamayız?
Leave the boy alone.
Çocuğu yalnız bırakın.
Leave that boy alone and let him shoot.
O çocuğu rahat bırak da vursun.
Leave the boy alone.
Çocuğu yalnız bırak. Yalnız bırak.
To get the boy alone for card games and hot chocolate?
Çocukla yalnız kalmak, oynamak, sıcak çikolata içmek için mi?
Leave the boy alone, Mr Lyon.
Çocuğu rahat bırakın, Bay Lyon.
She had the courage to move back a month ago to try and raise her boy alone.
Bir ay önce geri dönüp oğlunu tek başına büyütme cesaretini gösterdi.
Why can't you leave the boy alone?
Neden çocuğu rahat bırakmıyorsunuz?
She stay leaving that boy alone, by himself.
Bu çocuğu tek başına bırakıyor.
Leave the boy alone.
Oğlanı rahat bırak.
Don't you think we should leave the boy alone?
Çocuğu rahat bıraksan daha iyi değil mi?
Oh, honey, leave the boy alone.
Tatlım, çocuğu yalnız bırak.
Leave the boy alone.
Oğlanı yalnız bırak.
Leave the boy alone, you fruitcake!
Çocuğu rahat bırak, seni meyveli kek!
It's difficult to raise a boy alone.
Bir çocuğu yalnız büyütmek çok zordur.
I could kill him! Leave the boy alone.
Çocuğu rahat bırak. Onu öldürebilirim!
Let's leave the boy alone.
Çocuğu rahat bırakalım.
Let's leave the boy alone.
Hadi çocuğu rahat bırakalım.
And left the boy alone?
Ve çocuğu yalnız mı bıraktın?
Avraham leave the boy alone.
Çocuğu rahat bırak Avraham.
Results: 64, Time: 0.0443

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish