BRILLIANCE in Turkish translation

['briliəns]
['briliəns]
deha
genius
mastermind
prodigy
brilliance
mind
zekası
intelligence
wit
intellect
brains
cleverness
genius
mind
rubik's
parlaklığına
bright
shiny
brilliant
sparkly
luminous
glossy
radiant
glorious
glowy
glitter
mükemmelliği
perfect
excellent
great
wonderful
awesome
brilliant
terrific
splendid
fantastic
fabulous
dehanın
genius
mastermind
prodigy
brilliance
mind
dehası
genius
mastermind
prodigy
brilliance
mind
mükemmelliğim
perfect
excellent
great
wonderful
awesome
brilliant
terrific
splendid
fantastic
fabulous
mükemmellik
perfect
excellent
great
wonderful
awesome
brilliant
terrific
splendid
fantastic
fabulous
dehayı
genius
mastermind
prodigy
brilliance
mind
parlaklığı
bright
shiny
brilliant
sparkly
luminous
glossy
radiant
glorious
glowy
glitter
parlaklığım
bright
shiny
brilliant
sparkly
luminous
glossy
radiant
glorious
glowy
glitter

Examples of using Brilliance in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
My brilliance astounds me.
Deham beni hayrete bırakıyor.
Use your brilliance to save the world, not secondguess me.
Dünyayı kurtarmak için dehanı kullan, eylemlerimi sorgulamak için değil.
Mastermind behind the brilliance.
Zekanın arkasındaki beyin.
She denies the brilliance because she likes me.
Dehamı inkar ediyor, çünkü benden hoşlanıyor.
His enviable reputation for purity of tone and brilliance of technique.
Mükemmel tekniği ve arı notalarıyla kıskanılacak bir üne sahip.
And your brilliance is used against her.
Ve zekan, annene karşı kullanılır.
Has no affiliation with this school. It's an outrage that his brilliance.
Rezalet ki, onun zekasının, okulumuzla hiç bir ilgisi yok.
You have brought brilliance and fame to my court. I admire you.
Sarayıma zeka ve şöhret getirdin. Hayranlık duyuyorum.
It takes brilliance and years of hard work.
Zekâ ister ve yıllar süren sıkı çalışma.
Any chance you could turn this creative brilliance towards my patient's liver?
Bu yaratıcı zekayı benim hastamın karaciğerine yönlendirmen mümkün mü?
Aftab will soon turn into a fine leader. With my guidance and his brilliance.
Benim rehberliğim ve onun zekâsıyla, Aftab yakında iyi bir lider olacak.
With my guidance and his brilliance… Aftab will soon turn into a fine leader.
Benim rehberliğim ve onun zekâsıyla, Aftab yakında iyi bir lider olacak.
shows imagination and brilliance.
hayal gücünü ve dehanı gösteriyor.
In time, you will come to appreciate the brilliance of Fraulein Doctor's plan.
Zamanı gelince, Fraulein Doctorun planının parlaklığını takdir ettiğinizi belirteceksiniz.
Only your brilliance.
Sadece senin dehan.
St… stupid geese, you're eatin' my brilliance.
Aptal kaz, benim dehamı yiyorsun.
That performance also requires a certain daring and brilliance.
Bu gösteri de kesinlikle zeka ve cesaret gerektiriyor.
You have so many qualities I despise, but I do admire your brilliance.
Çok yeteneklisin bundan nefret ediyorum ama zekana da hayranım.
No one here is accusing you of creative brilliance.
Kimse yaratıcı zekanızı suçlamıyor.
Even you cannot deny the brilliance of this plan which I have set in motion.
Harekete geçirdiğim bu planın parlaklığını bile inkar edemezsiniz.
Results: 94, Time: 0.0523

Top dictionary queries

English - Turkish